PALE in English translation

pale
solgun
soluk
açık
beyaz
sönük
renginiz solmuş gibi
benzi solmuş

Examples of using Pale in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
NATO ve EUFORa bağlı askerler, kaçak baş zanlıyı yakalamak amacıyla Karadziç ailesinin Pale kentindeki aile evine, Saraybosnanın yaklaşık 20 km
Seeking to capture the top fugitive, NATO and EUFOR troops have conducted numerous raids at the Karadzic family home in the town of Pale, a former Bosnian Serb stronghold about 20km southeast of Sarajevo,
SFOR 26 Ağustos Salı günü yaptığı açıklamada,'' Bosna-Hersekin ilerleme ve kalkınmasını baltalayıcı faaliyetlerde bulunan kişilerin çabalarını engellemek üzere'' Pale ve yakınlarındaki bölgelerde operasyon başlattığını doğruladı.
SFOR confirmed on Tuesday(26 August) that it has started an operation in Pale and nearby areas"to disrupt the efforts of persons performing activities that impede the progress and development of Bosnia and Herzegovina.
Yerel saate göre sabah 10 sularında askerlerin Sonya Karadziçin Saraybosnanın yaklaşık 16 km güneydoğusunda yer alan ve savaş zamanında Bosnalı Sırpların kalesi konumundaki Pale kentindeki evinin etrafında konuşlandırılmasıyla başlayan operasyona çok sayıda Amerikalı, Fransız ve İtalyan barış gücü askeri katıldı.
French and Italian peacekeepers were involved in the operation, which began at about 10 am local time with soldiers taking positions around Sonja Karadzic's home in the Bosnian Serb wartime stronghold of Pale, located about 16 km southeast of Sarajevo.
Agordo), Pale di San Lucano( batı-kuzey-batı),
Agordo), Pale di San Lucano(west-northwest,
Paleye söyleme, beni kovar.
Don't tell Paley, he will fire me.
Paleye doğru gidiyoruz.
We're heading toward Pale.
Paleye söyleme, kovar beni.
Don't tell Paley, he will fire me.
Kestiğim için özür dilerim, ama Marie Palesi hatta.
Sorry to interrupt you but Marie Palesi is on the phone, on line.
Jim Palem eyerin üzerinde, şimdi Polka Dot çıkışa hazır, birinci kapı.
Jim Palem in the saddle, now ready to go on Polka Dot, gate one.
konuşan bir polis yetkilisi, ikinci şahsın Paleli bir işadamı olan Dragan Kremenoviç olduğunu söyledi.
a local police official identified the second man as Dragan Kremenovic, a businessman from Pale.
Del Pontenin sözcüsü Florence Hartmann, Karadziçin Belgrada hareket ettiği yönündeki ihbarın'' son derece güvenilir bir kaynaktan'' geldiğini doğrulayarak, Paledeki baskının kaçağı sınırı geçerek Sırbistana gitmek zorunda bıraktığını öne sürdü.
Del Ponte's spokeswoman, Florence Hartmann, confirmed that information about Karadzic's move to Belgrade had come from"a very reliable source", and suggested that the raid in Pale had driven him to cross the border into Serbia.
Pale dişidir.
Pale is female.
Tişörtünde Pale Güvenlik yazıyor.
He's wearing a shirt that says Pale Security.
Pale ale düşük-alkollü bir biradır.
Pale ale is a low-alcohol beer.
Dört tane Pikes Pale.
Four Pike's Pale.
Pale Horse sorun yaratmadı.
Pale Horse did not create a problem.
Hey!- İki Pikes Pale.
Two Pike's Pale. Hey!
Hey!- İki Pikes Pale.
Hey!- Two Pike's Pale.
İki Pikes Pale. Hey!
Hey!- Two Pike's Pale.
Pale Horse ve Davoren Park olaylarını biliyorum.
I know about Pale Horse and Davoren Park.
Results: 109, Time: 0.0305

Pale in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English