Examples of using Parise in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Parise hareket ediyoruz!
Parise kadar sizi, ben götüreceğim.
Parise gittim, ama bu herhangi bir yer de olabilirdi.
Görünüşe göre Almanlar Parise gireceğe benziyor, sizce de öyle değil mi?
Ama Parise kadar değil?
Parise önce onların girdiğini, Berchtesgadende de ilk olmak istediklerini söyledi.
Parise veya New Yorka eşitti.
Beni Parise yayarsan vallahi ölürüm.
Parise bir saat uzaklıkta bir kasaba.
Parise ne dersin? Veya İstanbul?
Parise benzemiyor değil mi?
Beni Parise götürün yeter.
Bir tane Parise göndermeli miyiz?
Parise eşyalarımı bırakıp kampüse gitmem lazım.
Parise ilerlemeden önce, bu şehri almak için üç haftamız var.
Görünüşe göre Almanlar Parise gireceğe benziyor,… sizce de öyle değil mi?
Almanların Parise girdiği gündü. Hatırladın.
Yarın Parise gidiyorum ve bu kez uzun süre kalacağım.
Parise gelmek için dünyanın yarısını dolaştık, şimdi şu olana bak. Sıradaki.
Parise gelmek için dünyanın yarısını dolaştık, şimdi şu olana bak. Sıradaki.