Examples of using Parkla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dr. Parkla görüşürken yakalarsam onu buraya çağırmayı deneyebilirim ama… Ne hastanenin yakınından geçiyor ne
Tamam, Keen sen Parkla yanları tut,
Ama parkla bağdaştırabileceğim tek sülfür, parkta, yerdeki yaprakların ve toprağın üzerinde.
Yönetici Parkla yakın görünüyorsun, ama o değil.- Neden?
Madem Parkla akrabasın şimdilik göz yumuyorum. Ama sakın bir daha olmasın.
Naypyidawın fütürist eğlence parkından sonra, Endonezyanın yağmur ormanlarındaki Torajaya gidiyorum.
Büyük Hammock Parkından ne kadar nefret ettiğimi biliyor musun, baba?
Burası, Kaliforniyadaki eğlence parkından daha büyük olacak.
Sadece Bay PARK, kan dökülmesinden korktuğu için katılmayı reddetti.
Ben Park Moo Taek… Choi Su Young denilen dağdan aşağı iniyorum.
PARK Myung-hoonun oğlu,
Park basın toplantısı düzenleyip Jongroya aday olacağını söyledi.
Park Tae-su için büyüyen bir destek var. Yolsuzluğa karıştığı suçlamaları olsa da.
Park Tae-su için büyüyen bir destek var. Yolsuzluğa karıştığı suçlamaları olsa da.
Merhaba. bo-gum park gerçekten de burada?
PARK çok teknik bir taktikle ilk raundun galibi. Hazır.
HİSSEDARIN ADI PARK JUN-SE Bu yüzden sen… hisseleri benim adıma mı aldın?
PARK Han-byul JO An altı… yedi… sekiz.
PARK Dong-won Bay Parka sorun,
Müzik: PARK Se-joon Editörler: PARK Kok-ji, JEONG Jin-hee.