PARK in Turkish translation

[pɑːk]
[pɑːk]
park
a parking
pak
parkı
a parking
pak
parka
a parking
pak
parkta
a parking
pak

Examples of using Park in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm sorry. I might join an operation with you and Dr. Park.
Siz ve Dr. Parkla bir ameliyata girebilirim.- Özür dilerim.
He's related to both Mr. Park and Mr. Oh's dad.
Hem Bay Parkla, hem de Bay Ohla bağlantısı var.
Distinguished name for a trailer park.
Karavan parkları için ayırt edici bir isim.
Lovely park, schools.
Güzel parklar, okullar.
You can not prevent people to go to the park.
İnsanların parklara gitmesine engel olamazsınız.
Director Park is here!
Yönetici Parkımız da geldi!
Park authority.
Parklar Müdürlüğü.
After the futuristic theme park of Naypyidaw, I head for Toraja.
Naypyidawın fütürist eğlence parkından sonra, Endonezyanın yağmur ormanlarındaki Torajaya gidiyorum.
You're from South Park,?
South Parktı, değil mi?
My name. My park, my name.
Benim parkım, benim adım.
My park, my name. My name.
Benim parkım, benim adım.
Park something… No, Parade.
Parktı galiba. Hayır, Paradedi.
No, Parade. Park something.
Parktı galiba. Hayır, Paradedi.
Our park has everything we need.
Parkımız, ihtiyacımız olan her şeye sahiptir.
You know how much I hate Big Hammock Park, Pop?
Büyük Hammock Parkından ne kadar nefret ettiğimi biliyor musun, baba?
You guys are as if Park Bo-gum and Lee Young-ae are a couple.
Bo-gum Parkla Young-ae Lee sevgili olmuş gibisiniz.
How's my park doing? Okay. So.
Parkım nasıl bakalım?- Tamam.
How's my park doing? So, Okay.
Parkım nasıl bakalım?- Tamam.
So,- how's my park doing?- Okay.
Parkım nasıl bakalım?- Tamam.
Okay. So, how's my park doing?
Parkım nasıl bakalım?- Tamam?
Results: 16619, Time: 0.074

Top dictionary queries

English - Turkish