Examples of using Parka in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Savcı Parka bir şey yollamalı mıyız?
Belki parka geri dönebiliriz.
Şimdi niye parka gitmiyoruz?
Onu şehre kendim getirdim ve havaalanındakı parka bıraktık.
Ginny, arabanı parka çek tamam mı?
Parka bakabilirsin ve taşıma atlarının kırbaçlanışını izleyebilirsin.
Parka doğru ilerle.
Parka da K-9 birimi yollat.
Parka giderken bana eşlik eder misin acaba.
Lex parka gitti, ama geri dönmeyecek.
Seni pataklamadan parka geri dön.
Bütün parka baktım.
Parka, ambulans gerekli.
Parka bakın!
Ben parka gidiyorum, sen de köprüye git!
Kendisini öldürmek için parka götürecek olan eşsincel bir mafyadan?
Kurtulup, parka kaçtığını tahmin ediyorum.
Parka yaklaştık baba!
Bir bebeğin parka ne işi olur ki?
Bizim parka gitmeye devam ettim.