PARLAMENTER in English translation

parliamentary
meclis
milletvekili
genel
parlamento
parlamenter
parlemento
yapılan
TBMM
mps
milletvekilleri
vekiller
inzibatlar
askeri polis
askerler
askeri inzibat
polislerden
mpler
parlamenter
parliamentarian
milletvekili
parlamento yanlısı
parlamenter
member of parliament
parlamento üyesi
milletvekili
parlemento üyesini
meclis üyesi
parlamenter
parlamentosunda milletvekili
an mp's

Examples of using Parlamenter in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılanan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır.
The coup attempt launched against our democratic parliamentary regime has taken on a new significance with people's using their right to resist.
Avusturya devleti( büyük ölçüde eski imparatorluğun Almanca konuşan kısımlarını içermekte) parlamenter demokrasi olarak kuruldu.
the First World War), the state of Austria- largely comprising the German-speaking parts of the former empire- became constituted as a parliamentary democracy.
Meksika Kongresindeki ilk parlamenter grup olan Demokratik Devrim Partisine dahil oldu
while being within the first parliamentary group the Party of the Democratic Revolution had at the Mexican Congress,
başkanlık sisteminin ülke için uygun olmadığını söyleyerek hükümeti bunun yerine mevcut parlamenter sistemi güçlendirmeye çağırdı.
system is not suitable for the country, calling on the government to strengthen the existing parliamentary system instead.
Yıllık oturuma 40 ülkeden yaklaşık 356 parlamenter katıldı. Bunlara 26 NATO üyesi ülkenin delegasyonları,
Approximately 356 parliamentarians from some 40 countries attended the annual session, including delegates from all 26 NATO member countries,
Savunma Bakan Yardımcısı Gordon R. England ve ABDli parlamenter ve STK temsilcileriyle temaslarda bulunması bekleniyor.
US National Security Advisor Stephen Hadley, Deputy Secretary of Defence Gordon R. England, and US parliamentarians and NGO representatives.
Avrupa Parlamentosunda bir grup parlamenter, Sınır Tanımayan Gazeteciler( RSF) örgütünün düzenlediği bir kampanya çerçevesinde,
As part of a campaign launched by the Reporters Without Borders(RSF), a group of parliamentarian in the European Parliament have sent a letter for journalist Şahin Alpay,
477 parlamenter Türkiye ile müzakerelerin dondurulması yönünde,
638 members participated in the voting, 477 voted in favor
Avrupa Akdeniz Parlamenter Asamblesi Üyesiydi.
Europe Mediterranean Parliamentary Council. He is married
Yasa tasarısı, İrlandaya Birleşik Krallık içerisinde Kanadadaki eyaletlerin kendi federasyonları içerisinde sahip olduklarından daha az özerklik sağlamayı öngörmüş olmasına rağmen çok sayıda parlamenter kısmen bağımsız olan bir İrlandanın Büyük Britanyaya bir güvenlik tehdidi oluşturmasından veya imparatorluğun parçalanma sürecini başlatmasından endişe duymaktaydı.
Although the bill, if passed, would have granted Ireland less autonomy within the UK than the Canadian provinces had within their own federation, many MPs feared that a partially independent Ireland might pose a security threat to Great Britain or mark the beginning of the break-up of the empire.
mevcut parlamenter sistemin yerine ABD tarzı bir başkanlık sisteminin getirilmesi yönünde çağrıda bulundu.
the country's political structure, calling for the current parliamentary system to be replaced by a US-style presidential system.
Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır.
All sorts of tutelage on the democratic parliamentary system should be removed.
Rahipler, bilim adamları, parlamenterler sigortacılar, hâttâ Ethandan bir öğrenci.
Clergymen, scientists, parliamentarians, insurance salesmen, and even an eton schoolboy.
Bazı parlamenterler hala kararsız.
Some MPs are still undecided.
Perry parlamenterleri bir araya getiriyor.
Perry's assembling the MPs.
Sampson bu seçimi kazanırsa, son İngiliz Yolu parlamenteri olmayacak.
If Sampson wins this election he won't be the last British Way MP.
Beraberinde 10 yeni İngiliz Yolu parlamenterini getirecek.
Bringing with him ten new British Way MPs.
Tamam, o halde gidip şu parlamenteri haklayalım.
Right, let's go and kill this MP then.
Ivan Cooper, bu bölgede parlamenterim.
Ivan Cooper, Member of Parliament for this area.
Parlamenterler beş yıllığına seçilir.
The members are elected for five years.
Results: 100, Time: 0.0428

Top dictionary queries

Turkish - English