PASTA in English translation

cake
kek
keke
çörek
pastayı
pasta
pie
turta
börek
kek
çörek
pay
pasta
pastayı
tart
tartı
pastry
çörek
tatlı
pasta
hamur işi
pastacılık
böreği
poğaça
bir pastane
pasta
makarna
pastayı
bake
kek
fırın
pişir
fırında
pasta
pişirin
pişiririm
pişirelim
yemek
pişiyor
cobbler
turtamı
ayakkabıcı
pasta
tamirci
pastam
tatlısı
tartının
cakes
kek
keke
çörek
pastayı
pasta
pies
turta
börek
kek
çörek
pay
pasta
pastayı
tart
tartı
pastries
çörek
tatlı
pasta
hamur işi
pastacılık
böreği
poğaça
bir pastane
baking
kek
fırın
pişir
fırında
pasta
pişirin
pişiririm
pişirelim
yemek
pişiyor

Examples of using Pasta in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
İhtiyacımız olan şey biraz pasta yemek.
What we need… is to eat some cobbler.
Pasta getirdim.
I brought pastries.
Pasta yapmaya aşık edecektim. İnsanları yeniden.
Make people fall in love with baking again.
Tatlılı pasta ve çörek mi getirdin?
You brought sweet pies and muffins?
Merhaba, köpekçik. annem Pucky Ryanın pasta satışından.
A bake sale in my mother… Pucky Ryan's… garden.- Hello, puppy.
Umrumda değil. Ogreler pasta gibi değildir.
I don't care what everyone likes. Ogres are not like cakes.
Tüm gece boyunca sıfır yer çekimi… pasta yapıcısını tamir etmekle uğraştık. Hiç.
Nothing. We just pulled an all-nighter trying to fix a Zero-Gravity pasta maker.
Size pasta getirdim.
I brought some pastries.
Biraz pasta getirecek.
He's gonna bring some pies.
Dönüşte biraz süt ve bal getir ve… pasta. Hoşçakal Emerson.
Bye, Emerson. Bring some milk and honey and… er, cakes.
Yemek satışı için Peder Melleyye yaparım dediğin pasta.
The cake you told father melley you're making for the bake sale.
Pasta falan getirdim.
Brought some pastries.
Kahve içerim, seks yaparım, pasta alırım ve pilli aletlerle hoş vakit geçiririm.
I drink coffee, have sex, buy pies and enjoy battery-operated devices.
Fırınlar aynı zamanda pasta fırını imal eden… meşhur bir firma tarafından üretilmiş.
Which also specialised in baking ovens. The stoves were manufactured by a well-known company.
Affedersin, fırına pasta almaya gitmiştim ama hazır değilmiş.
Sorry, I was at the bakery getting pastries, but they're not ready yet.
Mürekkep balığı kaçakçıIığı harika bir iş. Ama ben pasta kullanmayı düşümüştüm.
The cuttlefish scam isn't bad, but I thought about… using pies.
Bugün pasta günü, nasıl olduğunu bilirsiniz.
And you know how Cook is! This here is baking day.
Affedersin, fırına pasta almaya gitmiştim ama hazır değilmiş.
But they're not ready yet. Sorry, I was at the bakery getting pastries.
Kum havuzunda oynamayı ya da çamurdan pasta yapmayı tercih ederim.
I would rather play in the sandbox and make mud pies.
Lütfen, bahsetme. Sana özel pasta yaptım.
Please, don't mention it. Made you some special cakes.
Results: 3906, Time: 0.0366

Top dictionary queries

Turkish - English