Examples of using Paulson in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cihazı satın aldığın adama… Paulson yerine, senin resmini gösterince biz de senin gibi şaşırdık.
Nate Paulson, aşırı doz alkollü ilaç karışımından öldü.
Elektriği geri getirmemiz lazım… ama Paulson çatıdayken tamir ekibi gönderemem.
Elektriği geri getirmemiz lazım… ama Paulson çatıdayken tamir ekibi gönderemem.
O hafta sonu, Henry Paulson ve New York Merkez Bankası başkanı Timothy Geithner büyük bankaların CEOlarıyla Lehmani kurtarmak için acil bir toplantı yaptılar.
Bakan Paulson yanında Başkan yardımcısı
Bayan Paulson, Leo Attingera onun size kocanızın senatodaki yerini kabul etmemeniz için bir tür paket gönderdiğini ima ettiğiniz kızgın bir sesli mesaj göndermişsiniz?
Maliye Bakanı Paulson, bu sabah… Bush yönetiminin… finansal kurtarma stratejisinin bir parçası olarak… bankalara milyarlarca dolar aktardığını bildirdi.- Tamam.
Tamam. Maliye Bakanı Paulson, bu sabah… Bush yönetiminin… finansal kurtarma stratejisinin bir parçası olarak… bankalara milyarlarca dolar aktardığını bildirdi.
Tamam. Maliye Bakanı Paulson, bu sabah… Bush yönetiminin… finansal kurtarma stratejisinin bir parçası olarak… bankalara milyarlarca dolar aktardığını bildirdi.
Tamam. Maliye Bakanı Paulson, bu sabah… Bush yönetiminin… finansal kurtarma stratejisinin bir parçası olarak… bankalara milyarlarca dolar aktardığını bildirdi.
Tebrikler Paulson.
Teşekkürler Bayan Paulson.
Paulson kasılıyor sadece.
Paulson ve Breeher.
Merhaba, Bayan Paulson.
Paulson onun peşinde değil.
Haklıydınız, Bay Paulson.