Examples of using Peninsula in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boeshane Peninsulada daha çocukken. Mini minnacık bir yerdi.
Gece çökmeden Peninsulayı geçmek için iç kısımdan kestirme yaptık.
Hayır. Peninsulaya gitmeye izinli değilim.
Olympic Peninsulaya kamp yapmaya giderdik.
Peninsulada yer ayırt, her zamanki suitimi istiyorum.
Peninsulayı arayıp, süit ayırtırım ben de.
Izu Peninsuladan bahsediyor.
Ama Peninsulanın lobisinde tanıştırıldık.
Vali Li Hung-chang Peninsulayı Japonyaya teslim etmeyi planlıyor.
Evet, ama bu konu hakkında konuştuğumuz herkes… Izu Peninsuladan bahsediyor.
Ve istiridye yiyelim. The Peninsulaya gidelim.
Peninsulada bir masaj için hediye kartı.
Peninsulada kalıyoruz… bence pansiyon görevlilerinin işi olabilir.
Hayır Garğarda yaşıyor, Peninsulanın dışı.
Güney Peninsula güzeldir.
Olympic Peninsula kumsalına gitmiştik.
Burası Peninsula Oteli gibi!
Peninsula Oteli olsa iyi olur.
Büyük bir kale, Peninsula.
Beverly Hillsde.- The Peninsula Hotel.