Examples of using Perdede in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İkinci perdede yardıma ihtiyacım var.
Kabul etmem gerek Howard. Üçüncü perdede yerimde zor durdum.
Alkışlar Ve şayet sizlerle perdede görüntüyü paylaşabilirsem.
Durumu kritik çocuk varsa, Jeanie ile üçüncü perdede bakacağız.
İtiraf etmeliyim ki, gözlerim perdede hep seni arıyordu.
Eski taslaklara bakıyordum, sana ikinci perdede bir ara yaratabilmek için.
Dr. Doyle 3. perdede filmleri bekliyor.
Karşılaşınca ne yapacak? İkinci Perdede, hayatının aşkıyla?
İtiraf etmeliyim ki, gözlerim perdede hep seni arıyordu.
Kanaması var. 4. perdede.
Kate üçüncü perdede.
Ve şayet sizlerle perdede görüntüyü paylaşabilirsem.
Yeterince Valium verdin mi?- Üçüncü perdede.
Ama tüm bilgi filmdeydi, perdede değil.
Hastası 3 Nolu Perdede.
Tüm bunları perdede ki mentollü krem kokusundan mı buldunuz?
Perdede beni her zaman çeken bir şey oldu bu.
Biz de perdede delik açıp aletlerimizi oradan sokmuştuk.
Zamanında bu perdede ne filmler izlemiştim.
Perdede gölgeler.