Examples of using Piercing in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Piercing ağlar ve sen yenilirsin?
Piercing gibi!
Başka piercing.
Hiç'' piercing'' yaptırmış bir kızı öptün mü?
Katılacaklar saat 10:00da Piercing Pagodada buluşacaklar.
Saç rengini değiştirmeme ve piercing eklememe izin ver.
Ah evet, piercing.
Uzun pantolon, piercing yok.
Bunun yanısıra, okuldaki çocukların yarısının burnunda ya da kulağında piercing var.
Lisede Gotik delisi olup kamışa piercing taktırmıştım.
Hayır, cin fikirli, dilinde piercing var.
Latin, Takım Elbiseli… sağ kulağında çok fazla sayıda piercing ve haç.
Buraya, buraya, buraya ve buraya. Piercing nasıl?
Buraya, buraya, buraya ve buraya. Piercing nasıl?
Dövme dükkânları, piercing?
Dövme yok, piercing yok, herhangi bir hayvan kesme töreni yok!
ya da body piercing?
İçki, uyuşturucu, öpüşme yok. Dövme, piercing, her türlü hayvan kesme ayini de yok.
Tamam, piercing salonlarını kontrol etmek için büyük bir liste var.