PIYADE in English translation

infantry
piyade
askerler
birlik
marine
asker
denizcilik
de
denizci
deniz piyadesi
donanma
deniz kuvvetleri
bahriyeli
foot
ayak
yaya
metre
piyade
feet
ayakla
bir ayağını
adım
eteklerinde
grunt
homurtu
angarya
ayak
homurdan
piyade
hırıltı
asker
hırlayan
i̇nle
corps
kolordu
birliği
kuvvetleri
gücü
gönüllülerine
orduya
corpsun
heyeti
sınıfı
rifleman
avcı eri
bir silahlının
piyade
doughboy
bizim piyade para
torbacıyla
piyade eri
jarhead
denizci
bir jarhead
piyade
kalın kafa
marines
asker
denizcilik
de
denizci
deniz piyadesi
donanma
deniz kuvvetleri
bahriyeli
grunts
homurtu
angarya
ayak
homurdan
piyade
hırıltı
asker
hırlayan
i̇nle

Examples of using Piyade in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Onlara Piyade olduklarını hatırlatıyoruz.
We remind them they're Marines.
Herkes Guadalcanali ve 1inci Piyade Tümenini duydu.
Everybody's heard of guadalcanal In the 1st marine division.
Çok Teşekkürler Piyade.
Thanks very much jarhead.
Britanya. 44. Piyade Alayının.
It's British… from the 44th Regiment a Foot.
Sırf onun inadına piyade oldum.
I became a grunt to spite him.
Bize iyi piyade olmayı öğrettiği için madalya verirler.
They will give him a citation for teaching us to be good marines.
Buradaki her Piyade kaçak.
Every Marine in this place is AWOL.
Dinle, Kichie seni seçmemin nedeni piyade askeri rütben değil.
But… Listen, Kichie… Your rank of foot soldier is not why I have chosen you.
Böyle piyade olacaksınız.
When you do, you will be marines.
Teşekkürler, Piyade.
Thanks, Marine.
Jaffalar aslen Goauldlar için piyade askerler olarak oluşturuldular.
The Jaffa were originally created as foot soldiers for the Goa'uld.
Onları piyade yapacağım.
Make them Marines.
Bir şeytan köpekle evliydim ama piyade değildi kendisi.
I was married to a Devil Dog, but he wasn't a Marine.
Hogan. Atlılar, piyade, toplar.
Horse, foot, cannon. God, Hogan.
Yaptıkları piyade arkadaşlarının hayatını kurtardı.
His actions saved the lives of his fellow Marines.
Olağanüstü, Piyade.
Outstanding, Marine.
Hogan. Atlılar, piyade, toplar.
Hogan. Horse, foot, cannon.
Onursuz olduğumuzu, piyade olmadığımızı söylememizi istiyorsunuz!
You're asking us to say we're not Marines.
Olağanüstü, Piyade.
Outstanding, Marine.
Üç piyade ölmüş.- Her neyse.
Anyway, three Marines died, all of them the same day.
Results: 1042, Time: 0.0687

Top dictionary queries

Turkish - English