Examples of using Polis in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Polis olabilirim ama aynı zamanda senin koruyucu babanım.
Bunlar polis raporları, mahkeme tutanakları.
Anne… Korkma, ben polis memuruyum. Anne. Anne.
Bugünkü konumuz polis alan taktikleri.
Polis onlar. Evet.
Babanız polis şefi değil mi?- Evet?
Evet Babanız da Polis Şefi değil mi?
Babanız da Polis Şefi değil mi? Evet?
Yaşlı Jed polis maaşıyla bunu nasıl almış? Güzel taş.
Bu adamlar polis, dostum.- Ne oldu?
Yaşlı Jed polis maaşıyla bunu nasıl almış? Güzel taş?
Neden benim gibi birini polis gücünden transfer ettirdiniz?
Polis. Muhtemelen birinin peşindedirler.
Polis! Dur
Anissa. Polis olmanın zor olduğunu biliyorum.
Polis danışmanı vardiyası bitmesine rağmen… fazla mesai yapıyor.
Polis danışmanı vardiyası bitmesine rağmen… fazla mesai yapıyor.
Polis seni ziyarete gelebilir. Dinle bebeğim.
Garf polis, Scoonienin kendi işi var.
Bu polis sınırın bu yanında… güvenliği sağlamakla sorumluymuş.