Examples of using Polisle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Priştinedeki gösteri, polisle çatışmaya girilmesiyle şiddet olayına dönüştü. Tomislav Georgiev.
Polisle konuştun mu?
Polisle başın derde girmez.
Yanımda bir polisle görünmek istemiyorum.
Polisle ne işim vardı?
Polisle oynamaya itirazım yok. Ama bu farklıydı.
Polisle başınız dertte.
Polisle beraber Nemeci götürmem lazim.
Bizimkinin, bir polisle çalıştığından artık eminim.
Ve polisle bir kovalamaca oldu,
Derhal yerel polisle irtibata geçiyorum.
Polisle bir şey paylaşmazlar.
Polisle kimin kalacağının ne önemi var?
Polisle çalışma olayım bitti.
Cotton sana polisle havalanına kadar eşlik edecek.
Ayrıca'' Peki neden bir polisle evlendin?'' de güzel bir soru.
Bir gün polisle karşılaşırsan seni öldürürüm.
Dün polisle konuştum.
Polisle ya da doktorla buluştuğunu biliyor musunuz peki?
Sence polisle ilgili şeyi uydurdu mu?