Examples of using Polislik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Polislik bildiğim tek şey.
Artık polislik mülakatlarına gidemeyeceğini söyledi?
Polislik sıktı mı?
Zaten polislik sana göre değil.
Sene polislik yaptım ben burada.
Polislik hayallerimin bir nedeni de buydu.
Nasıl polislik yapılır onu bilirim.
Polislik mesleğinde ziyan oluyorsunuz.
Kimin için polislik yapıyorsunuz?
Polislik vazifesi çok mühimdir.
Bana bak Leena polislik böyle bir şey işte.
Artık polislik yapamam.
Bu şehirdeki polislik günlerin sona erdi.
Dinleyin, Detroitte polislik yapan bir arkadaşım var.
Uzun polislik hayatım bana insanların hayatlarını genellikle tekdüze yaşadıklarını öğretti.
Polislik hayatı boyunca birçok travma ile yüzleşti. Bu da onu değiştirdi.
Demek istediğin polislik işini kullanıp, onu konuşmaya zorlamak mı?
Ne süre polislik yaptığınız, kaç ceset gördüğünüz fark etmez.
Yıldır polislik yapıyorum Shelley.
Polislik tarifimiz marjinal olarak değişebilir.