Examples of using Poundun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Milyon pounddan bahsediyoruz.
Bu adamın 300 poundu var ve kayaklarını bırakmak istiyordu.
Pounduna bahse girerim ki bu at kazanacak.
Poundumu alacak mısın?
Poundlar, Franklar, Dolarlar.
Yılda sadece 100 poundum var ve briç oynayamam.
Yatırımda bulunduğu her beş milyon pounddan yarım milyon pound kâr eder.
Den fazla sahte İngiliz pounduna daha yeni el kondu.
İngiliz Pounduna iddia girerim dağda sizden yukarı tırmanırım.
İki yüz poundu faiziyle ödeyin, yoksa kapıları kilitleriz.
Top, 5 pounddan daha ağır olamaz.
Bin pounddan bahsediyoruz, Kate.
Londra piyasasında galonu 50 pounda satıldı. Yeni rekor!
Haftada üç pounda ne dersiniz? Çok iyi.
Poundum olursa eğer, kabul edecektir.
Pounddan Dolara değişim sayesinde sanırım.
Bu adamın 300 poundu var ve kayaklarını bırakmak istiyordu.
Atman gereken 100 poundluk Meksika ağırlığın vardı.
Ben 400 poundu sen beni sinemaya götür diye ödemedim.
Pounddan, 10 milyon pound ediyor.