Examples of using Rafa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Rafa koyun, yoksa aşağıya, diğerlerinin yanına indiririm.
Onları atıp çalışmalarını rafa koyarsak suçu kabullenmiş oluruz.
Bunu rafa koyabilirsin, oraya.
Yi, beyefendinin çantasını rafa koymasına yardımcı olur musun?
Bana bir kola ikram eder, Rafa, basketbol ve matematik hakkında konuşuruz.
Artık Rafa ailesinin bağrındayım.
Parkta Rafa ile sık sık oynardım.
Sen Rafa olmalısın.
Rafa gitmiş.
Rafa olmalı.
Rafa ortadan kaybolduğundan beri neler döndüğünü biliyordun.
Bu bagajı rafa koyar mısın?
İspanyadaki bir müşterim, Rafa hakkında oldukça çok şey biliyor.
Rafa bir şey mi yaptı sana?
Daha çok rafa ihtiyacım var.
Rafa uymayacağı kesin. Diğer bir deyişle kızıl çirkin kitap.
Eşyalarını şu rafa koy ve yatağını yap. Hadi.
Daha çok rafa ihtiyacımız olacak.
Daha fazla rafa ihtiyacımız olacak.
Rafa Reina tekrar aramızda.