Examples of using Rafta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Için yıllarca rafta kalırlar. Ama bazen kurabiyeler eşleri.
Belki rafta otururdu çünkü o bir oyuncak.
Oraya gittiğimizde, rafta aile fotoğraflarını fark ettim.
Rafta benim yerim pek yok, değil mi baba?
Bodrum katındaki rafta doğal antiseptik var. -Hayır.
Bodrum katındaki rafta -Hayır. doğal antiseptik var.
Bodrum katındaki rafta doğal antiseptik var. -Hayır.
Bodrum katındaki rafta -Hayır. doğal antiseptik var.
Rafta oturup bir şeyler olmasını beklemek istemedim.
Rafta oturup toz toplayarak yıllar harcadık orada.
Rafta oturup toz toplayarak yıllar harcadık orada.
Hey, rafta senin için bir latte var.
Arkadaki rafta. Oraya baktım.
Teşekkür ederim. Rafta ne olduğuna bir bakayım.
Teşekkür ederim. Rafta ne olduğuna bir bakayım.
Belki rafta otururdu çünkü o bir oyuncak.
Rafta ne olduğuna bir bakayım. Teşekkür ederim.
Bay Radulovitzin rafta iki güzel ayı geçmiş. Bayağı umutluyum?
Rafta ne olduğuna bir bakayım. Teşekkür ederim.
Cidden, burada rafta bir düzine var.