Examples of using Rafting in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beş tane ördek aldılar, bir de kanoyla rafting.
Sabah koşu, ağırlık kaldırma, Kulüp başkanıyla rafting, Dağ bisikleti Tatil mi yapıyor ne?
Ofisi, rafting grubunun bir iki gün daha telefonlarını kapalı tutacağını söyledi.
Bulgaristan, Karadağda düzenlenen Avrupa Rafting Şampiyonasında bir gümüş ve iki bronz madalya kazandı.
Brecon Beaconsda kamp, rafting, paintball, ekip kaynaştırma
Dünyanın önce gelen rafting takımları, Dünya Rafting Şampiyonası için geçtiğimiz ay Bosna-Hersekteki( BH) Vrbas ve Tara nehirlerine geldiler.
Orada iş buldum. Rafting, zip lining bunge jumping gibi etkinlikler için bilet satıyorum.
BHnin her iki ulusal takımı da,'' Kanjon''( kanyon) Rafting Kulübü tarafndan düzenlenen yarışı ortalarda tamamladı.
İlk Hırvat rafting karnavalı'' Zrmanja 2006'' geçen hafta sonu Zrmanja Nehri üzerinde gerçekleşti.
Rafting ruhunun farklı dinler ve ve diğer farklılıklara sahip insanları biraraya getirebileceğine inanıyorum.'' diye de ekledi.
Daha nice yaşayacağımız doğum günü, akşam yemeği, Yılbaşı ve rafting gezileri var.
inanılmaz güzel aktivilere katılıyoruz. Rafting, ipli dağdan iniş, hatta dağa tırmanış.
Ve üçüncüsü o kadınlar grubuna verdigim bir ders içindi'' Çocuk Doğumu ve Rafting: Doğanın Engebeli İki Sürüşü.
Malloryyi o gün raftinge götürmek benim fikrimdi.
Nehirde raftingi düşün.
Raftingi neden seviyorum biliyor musun?
Eski kolej ahbaplarımla raftinge gitmek ister misin?
Eski üniversite arkadaşlarımla raftinge gitmek ister misin?
Yarın raftinge gidelim.
Beyaz çocuk, kankasıyla raftinge gidiyor.