Examples of using Ramazan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Özgür Hukukçular Derneğinden( ÖHD) avukatlar Ramazan Demir ve Ayşe Acinikli, beş ay sonra serbest bırakıldı.
Kasımda, Ramazan ayının ilk gününde İsrail Kami Geçişinden ürün ve akaryakıt geçişini hafifletti.
Buradaki Müslümanlara göre Ramazan, cennet kapısının açılıp cehennem kapısının kapandığı bir dönem.
Ramazan, günbatımında sevdiklerinizle birlikte iftar amak için aile
Ramazan çadırlarına giden insanların çoğu genelde düşük gelirlidir;
diğer gelenekler yok olmanın eşiğindeyken, belediyeler ve örgütler eski Ramazan kutlamalarının anılarını canlandırmaya çalışıyorlar.
Bir ay süren Ramazan orucundan sonra, İslam dünyasının en büyük şenliklerinden birisi olan üç günlük Ramazan Bayramı geliyor.
Ramazan ruhu sadece keyif almakle ilgili değildir, bir ay boyunca
Ramazan ayinda seytan zincirlenmis olmasi lazimken insanlar hala boyle gene seytan gibi?
Sason ilçesine bağlı Karameşe Köyü, Ramazan Mahallesi, Kelhasan Köyü
Ramazan boyunca tüm sokaklar, en iyi süslemeleri ve en büyük geçidi
İslam Cemaati( IVZ), Ramazan Ramazani liderliğindeki radikallerle taban tabana zıt görüşteler.
Ramazan boyunca, Kosovalı radikal imam Şefket Krasniki Üsküpteki'' Sandalye'' stadyumunda binlerce kişiye vaaz verdi.
Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan,
Ramazan ayıda olmakla beraber, herhangi bir mübarek ay
Karşılık olarak Muhammed, Ramazan ayının 10unda 10 bin kişilik Müslüman ordusuyla Mekkeyi almak için yola çıktı.
Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kuran, onda indirilmiştir.
Ramazan, insanlara yol gösterici,
Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan,
Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan,