RAMADAN in Turkish translation

[ˌræmə'dɑːn]
[ˌræmə'dɑːn]
ramazan
ramadan
raghuram
eid
ramadan
ramazanı
ramadan
raghuram
eid
ramazanın
ramadan
raghuram
eid
ramazanda
ramadan
raghuram
eid

Examples of using Ramadan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I remember his mother Rosa forbidding him to eat any food or drink water on the street or near Muslim friends during Ramadan.
Annesi Rosanın Ramazan boyunca ona sokakta veya Müslüman arkadaşlarının yanında yiyip içmesini yasakladığını hatırlıyorum.
They say, for Ramadan, as an act of forgiveness, they're going to
Ramazan için bağışlanma hareketi derler o yüzden,
Tariq Ramadan(; born 26 August 1962)
Tariq Ramadan( d. 26 Ağustos 1962),
Ramadan is the month in which the Quran was revealed.
Ramazan, insanlara yol gösterici, apaçık bir öğreti
As Serbia's almost 240,000 Muslims celebrate Ramadan this month, the divide between two groups remains.
Sırbistandaki neredeyse 240 bin Müslüman bu ay Ramazanı kutlarken, iki grup arasındaki bölünme devam ediyor.
Police have confirmed six dead-- Ramadan Siti, Tidan Feyzulahu,
Polis altı kişinin-- Ramazan Siti, Tidan Feyzulahu, Kosovalı Imer Gavazi,
Islamic Community in Serbia Grand Mufti Muamer Zukorlic said Bosniaks are welcoming Ramadan with a"fight for the freedom, rights
Sırbistandaki İslam Cemaati Baş Müftüsü Muamer Zukorliç de Boşnakların Ramazanı Sancak ve Sırbistandaki Müslümanlar için özgürlük,
In the Competition Programme(Shorts), the BiH animated film"Tolerantia", directed by Ivan Ramadan, won Best Short Film and the Prix/UIP Award.
Yarışma Programında( Kısa Filmler), İvan Ramazanın yönettiği BHli animasyon filmi'' Tolerantia'' En İyi Kısa Film ve Prix/UIP Ödülünü kazandı.
On 27 November, the first day of Ramadan, Israel eased restrictions on the passage of goods and fuel through the Karni crossing.
Kasımda, Ramazan ayının ilk gününde İsrail Kami Geçişinden ürün ve akaryakıt geçişini hafifletti.
Crowds gathered in the courtyard of Topkapi Palace to enjoy the 2010 Jazz in Ramadan festival. Hakan Erdogan Productions.
Topkapı Sarayı avlusunda toplanan kalabalık, Ramazanda Caz( 2010) festivalini izliyor. Hakan Erdoğan Productions.
Muslims say Ramadan is a time of understanding each other's needs and sharing suffering or happiness.
Müslümanlar Ramazanın birbirlerinin ihtiyaçlarını anlama ve acı veya mutluluğu paylaşma zamanı olduğunu söylüyorlar.
According to Muslims here, Ramadan is a period when the door to heaven opens and the door to hell closes.
Buradaki Müslümanlara göre Ramazan, cennet kapısının açılıp cehennem kapısının kapandığı bir dönem.
The Labour and Justice Platform(Emek ve Adalet Platformu) has organised fast breaking at parks near some of the five-star hotels every Saturday this Ramadan.
Emek ve Adalet Platformu, bu Ramazanda her Cumartesi günü beş yıldızlı otellerin yakınındaki parklarda iftarlar düzenledi.
Community. And while she cooked, she would say that Ramadan's not just a time for honoring God,
Yemek yaparken de Ramazanın yalnızca Allaha ibadet için değil… gelenek
Ramadan is also the time to visit family
Ramazan, günbatımında sevdiklerinizle birlikte iftar amak için aile
And we entered Western consciousness with a tagline:"Next Ramadan, the world will have new heroes," back in 2005.
Batıya şöyle bir sloganla girmiştik:'' Bir sonraki Ramazanda, dünyanın yeni kahramanları olacak'' 2005 yılında.
The majority of the people who go to Ramadan tents are usually of low income;
Ramazan çadırlarına giden insanların çoğu genelde düşük gelirlidir;
other traditions are on the verge of dying out, municipalities and organisations are trying to revive memories of former Ramadan celebrations.
diğer gelenekler yok olmanın eşiğindeyken, belediyeler ve örgütler eski Ramazan kutlamalarının anılarını canlandırmaya çalışıyorlar.
The month-long Ramadan fast is followed by a three-day Ramadan Bajram, one of the greatest feasts in the Islamic world.
Bir ay süren Ramazan orucundan sonra, İslam dünyasının en büyük şenliklerinden birisi olan üç günlük Ramazan Bayramı geliyor.
the Kalahari Desert… carrying nothing more than a toothbrush and a packet of sherbet lemons, and I still found my way to Bulawayo before Ramadan.
bir limonlu şerbet paketinden… başka hiçbir şey yokken Kalahari Çölüne bırakıldım ama, yine de Ramazandan önce Bulawayoya yolumu buldum.
Results: 96, Time: 0.0649

Top dictionary queries

English - Turkish