RITMIK in English translation

Examples of using Ritmik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sadece Cheeriosların müşterek kaptanı değilim aynı zamanda Mükemmel Devamlılık Gösterenler kulübü başkanıyım ve ritmik jimnastikte katılım ödülü aldım.
Je ne suis pas seulement co-capitaine I'm president of the Perfect Attendance Club and I have won a participation award in rhythm gymnastics.
Bulgaristanın eski ritmik jimnastik antrenörü Neşka Robevanın'' Are You Ready?
The premiere of a new show from Bulgaria's former rhythmic gymnastics trainer, Neshka Robeva,
O dönemin en tanınmış otoportrelerinden biri olan bu tablo'' son derece organize ritmik fırça darbeleriyle ve yeni izlenimcilik repertuvarından türetilmiş alıılmadık hâle ile van Goghun manidar diye adlandırdığı tuvallerden biridir.
It is one of his most renowned self-portraits of that period,"with its highly organized rhythmic brushstrokes, and the novel halo derived from the Neo-impressionist repertoire was what Van Gogh himself called a'purposeful' canvas.
Bulgar takımı, 9 Ekimde Azerbaycanın başkenti Baküde düzenlenen Dünya Ritmik Jimnastik Şampiyonası finallerinde beş madalya kazandı.
Bulgaria's team won the five ribbons competition finals at the World Rhythmic Gymnastics Championships in Baku, Azerbaijan on 9 October.
Senkronize yüzme takımına katılırım, ritmik jimnastik yaparım, pul koleksiyonu yaparım,
I will join the synchronized swim team do rhythmic gymnastics, shot put,
Vuruculuk sağlaması ile. Yada bazı durumlarda ritmik akışta nasıl kullanılabilir olduğunla ilgileniyorum,
An intensifier for both comedic and intimidatory effect, or in some cases as a rhythmic flourish to hit a particular flow.
garip göstergeler var. Fakat bu sorular senin rahatsız olduğun zaman dilimlerinde soruldu. Bu rahatsızlık vücudun bazı ritmik hakereketlerinden kaynaklanıyor olabilir.
those questions were asked at evenly spaced intervals… so the disturbances could have been caused… by some rhythmic function of the body… such as blinking or swallowing… so this time, try not to blink or swallow.
Sanki Tanrı tarafından lanetlenmiş gibi… anneliğinin acısını çeker gibi… trenin onu kaçınılmaz kabusuna götürürken… çıkardığı ritmik piston seslerinde… çıkarttığı delirtici seslerde şunu duyuyordu mahvolmuş olan Mariannina.
Her womb condemned by God to suffer the divine pangs of motherhood, while the train raced on as in an inescapable nightmare, the rhythmic thrust of the pistons pounding in the delirious ears of poor, ruined Mariannina.
eger bir lazer olsaydiniz, alkislariniz ritmik olurdu.
you were a laser, it would be rhythmic applause.
Bu yorum, Poenun sanatı güzelliğin ritmik yaratımı olarak tanımlaması
It takes Poe's theory that poetry as art is the rhythmical creation of beauty,
Nokia 3350 olarak bilinen bir Asya Pasifik sürümü sadece WAP, ritmik arka ışık uyarısı,
An Asia Pacific-only version, known as the Nokia 3350, was in essence an improved 3330 with WAP, rhythmic backlight alert,
azalma( bir kesin değişken tarafından konunun ritmik değerlerinin azaltılması) ve arttırma( bir kesin değişken tarafından konunun ritmik değerlerinin çoğaltılması)
subject is heard back-to-front) and diminution(the reduction of the subject's rhythmic values by a certain factor), augmentation(the increase of the subject's rhythmic values by a certain factor)
Bu albüm, Celtic Frostun önceki çalışmalarına kıyasla; alışılmadık coverlar( Wall of Voodoo grubunun'' Mexican Radio'' şarkısı), duygu yüklü aşk şarkıları, demonlar ve yıkımla ilgili tekrar eden endüstriyel tarz etkili ritmik şarkılar, geleneksel Celtic Frost stili rüyalar ve korku hakkındaki şarkı sözleri ve karanlık ve klasik tarzda kullanılan kadın vokali gibi pek çok çeşitlilik barındırır.
The album is more varied than Celtic Frost's past LPs, with unlikely covers(Wall of Voodoo's"Mexican Radio"), emotionally charged love songs, the album's recurring industrial-influenced rhythmic songs of demons and destruction, traditional Frost-styled songs about dreams and fear, and a dark, classical piece with female vocals.
Sesi çok yüksekti, fazla ritmikti.
It was too loud, too rhythmic.
Çok ritmik.
It's very rhythmic.
Ritmik vuruş.
Rhythmic beating.
Ritmik enstrümantal müzik.
Rhythmic instrumental music.
Ritmik vokallar söyler.
Rhythmic scat singing.
Ritmik fena değildir.
Rhythmic's not bad.
Ritmik, kabus gibi.
Rhythmic, nightmarish.
Results: 261, Time: 0.027

Top dictionary queries

Turkish - English