Examples of using Robinsonlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Papaza saldıran bir adam ve zarar vermek amacıyla tren yoluna taş atan bir adam. Bize kayıtlı Robinsonlar, huzuru bozan sarhoşlar.
Poirotun ayağının arka merdivenlerde kaybolduğunu görselerdi… Robinsonlar, ne derdi acaba?
Poirot, boş dairelere bakarak Robinsonlar hakkında yeni bir şeyler öğrenemezsin.
Poirot, boş dairelere bakarak Robinsonlar hakkında yeni bir şeyler öğrenemezsin.- Evet, kesinlikle.
İsviçreli Robinsonlar('' Der Schweizerische Robinson''), Avustralya Port Jackson( en)
Kızını Robinson Appleby sattı.
Robinsonların evinde kötü bir gündü.
Bayan Robinsondan işimi geri vermesini istemiş, o da vermiş.
Morgan az önce Robinsonların evinden bu fotoyu yolladı.
Peki, ben Helen Robinsonla konuşurken arabada kalmaya söz verin.
Robinsondan parayı al, tamam mı?
Biraz Eddie G. Robinsondan, biraz da Charlton Hestondan.
Bu akşam da Sugar Ray Robinsonla hafif siklet ünvan maçına çıkıyor.
Geçen gün Rondell Robinsonla küçük bir kavganız olmuş.
Teşekkür ederim. Şef Robinsonun kürsüye gelmesini istiyorum, lütfen.
Robinsonu alacak kişi… şaşırtıcı birisi olmalı.
Bay Robinson, Bayan Wilberforcea yardım edebilir misiniz?
Bay Robinson dolabın üstüne mi çıktı?
Bay Robinson, yakalayın onu.
Bu Robinsonu akşam yemeğine davet etsene?