ROLLERINDEN in English translation

roles
rol
görev
role
rol
görev

Examples of using Rollerinden in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Her ikisi de 1995te Srebrenicada yaklaşık 8 bin Müslüman erkek ve oğlan çocuğunun katledilmesi ve 43 ay süren Saraybosna kuşatmasındaki rollerinden ötürü soykırımla suçlanıyor.
Both face charges of genocide for their alleged roles in the 1995 Srebrenica massacre of about 8,000 Bosnian Muslim men and boys and the 43-month siege of Sarajevo.
Başından beri yol arkadaşının rollerinden biri Doktora'' ahlakî görevini'' hatırlatmaktı.
One of the roles of the companion is to be a reminder for the Doctor's"moral duty.
Ların başlarında Balkanlarda yaşanan ihtilaflar sırasında işlenen zulümlerdeki rollerinden ötürü savaş suçlarıyla suçlanan kişilerin büyük kısmı adalete teslim edildi.
Many of those charged with war crimes for their involvement in atrocities committed during the conflicts in the Balkans in the early 1990s have been brought to justice.
Katılım Öncesi Mali Yardımın temel rollerinden biri, aday ülkelerin Uyum Politikasının uygulanması için hazırlanmasına yardım etmek olup,
One of the Instrument for Pre-Accession's main roles is to help ready candidate countries for implementing Cohesion Policy, hence the logic
Sırp yetkililer 21 Temmuz Salı günü iki Bosnalı Sırp kuzene 1992-1994 yılları arasında Visegrad kasabasında Bosnalı Müslüman sivillere karşı işlenen savaş suçlarındaki rollerinden ötürü verilen hapis cezalarını memnuniyetle karşıladılar.
Serbian officials welcomed on Tuesday(July 21st) the sentences handed down to two Bosnian Serbs for their role in war crimes committed against Bosnian Muslim civilians in the town of Visegrad between 1992 and 1994.
Uluslararası Af Örgütüne göre, ICTY tarafından suçlanan zanlılardan yalnızca 37si 1990lardaki Balkan ihtilafları sırasında işlenen savaş suçlarındaki rollerinden ötürü kesin ceza alırken,
According to Amnesty International, only 37 of all those indicted by the ICTY have received a final sentence for their roles in war crimes committed during the Balkan conflicts in the 1990s,
Tutuklama talimatının verilmesiyle emrin yayınlanması arasında yaşanan gecikme, Splitteki Lora askeri hapishanesinde işlendiği iddia edilen suçlardaki rollerinden ötürü aranan zanlılara adalete teslim edilmeden kaçma fırsatı sağladı.
The lag between ordering and issuing the warrant gave the indictees-- wanted for their role in crimes allegedly committed at the Lora military prison in Split-- an opportunity to flee before they could be brought to justice.
başarılı olarak nitelendirdiği operasyondaki rollerinden ötürü teşekkür etti.
EULEX and international partners for their role in the operation, which he termed a success.
Dördüncü sezonun ardından Rheon, Thomas ve Sochanın rollerinden ayrıldığı ve yerlerine sırasıyla Karla Crome,
After the third series it was announced that Rheon, Thomas, and Socha had left and would be replaced by new cast members Karla Crome, Nathan McMullen
Mladen Markac harekattaki rollerinden ötürü sırasıyla 24 ve 18 yıl hapse mahkum edildiler.
for their part in the action.
Çapraz''( Criss Cross) filminde, Siodmak; femme fatale rollerini en anlaşılır şekilde oynayan Yvonne De Carlo ile bütünleştirerek, karizmatik çapkın adam rollerinden birinde Dan Duryea ve silahlı bir soyguncuya dönüşen bir Amerikan askeri ve perişan olmaya kararlı saplantılı romantik biri olarak zaten yıldızı parlamış olan Lancaster ile tüm etkileri göstermeyi başarmıştır.
In"Criss Cross", Siodmak achieves all these effects with purpose, wrapping them around Yvonne De Carlo, playing the most understandable of femme fatales, Dan Duryea, in one of his many charismatic villain roles, and Lancaster-already an established star-as an ordinary laborer turned armed robber, doomed by a romantic obsession.
Radovan Karadziçin destek çemberindeki rollerinden ötürü şu veya bu şekilde BH Mahkemesinin talimatları, BH Bakanlar Kurulunun almış olduğu bir karar, uluslararası maddi ve seyahatle ilgili yaptırımlar ve devam etmekte olan adli soruşturmalara tabidirler.'' diyerek şöyle devam etti:'' Bugün yapılanlar bu tedbirlere dayanmaktadır.
ongoing criminal investigations for their role in the support network of Radovan Karadzic," Lajcak said."Today's actions build upon these measures.
Rolün gibi giyin, babanın arkasına saklan'' değil.
It ain't "dress the part, hide behind your daddy.
İngiliz subay Alman rolünü beceremedi ve Gestapo Binbaşısı bunu anladı.
The British officer blew his German act and the Gestapo major saw it.
Rolün adı'' Ateşli Sürtük'' ve tam sana göre.
The part is called"Hot Slut," and you're perfect for it.
Benim rolüm çok iyiydi.
My part was pretty good.
Bu Teddy rolünü çok ciddiye aldığını söylemeliyim.
I must say you take this teddy act much too seriously.
Aynı anda iki rolü oynamaya çalıştı ve başarısız oldu.
He tried to play two roles at the same time and failed.
Tabii o roller için biraz gençsin, ama belki.
Of course, you are a little young for those parts, but maybe.
Benim rolüm yalnızca bu muydu?
My part was just that?
Results: 53, Time: 0.0252

Top dictionary queries

Turkish - English