Examples of using Ruben in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bence oradaki Ruben Leonard.
Adı da benimki gibi Ruben.
Buraya gel. Hey, Ruben!
Evet, Jon Ruben.
Adın. Benim adım Ruben.
Cenazesi için şu parayı al. Ruben öldü.
Buraya gel. Hey, Ruben!
Ruben Jaghinyanın gözetiminde Erivan Devlet Tiyatro ve Sinema Enstitüsündeki öğrenciler bir tavla oyuncusunun heykelini yapma fikri geliştirdiler.
Lanetlemek için Eval Dağında şu oymaklar duracak: Ruben, Gad, Aşer,
Ruben, beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Görüşmemize dönersek?
Yahuda oymağından 12 000 kişi mühürlenmişti. Ruben oymağından 12 000, Gad oymağından 12 000.
Ben Ruben Gonzalez ve İbrahim Ferreri kaptım, ve sonra müziği tanıtmak için Londraya gittik.
Ben Ruben Gonzalez ve İbrahim Ferreri kaptım, ve sonra müziği tanıtmak için Londraya gittik.
Yakupun on iki oğlu vardı. Leanın oğulları: Ruben -Yakupun ilk oğlu- Şimon,
Ben Ruben Gonzalez ve İbrahim Ferreri kaptım,
Ruben, sen benim ilk oğlum,
Şey… düğünde Ruben ile oynaştım… ve o da geleceğini görebildiğini söyledi… kız arkadaşı Chelsea ile.
Ruben ve ben eskiden kankaydık… ama şimdi benden nefret ediyor sanırım. Güzelmiş.
Bu sefer Ruben veya Reginald duymak istemiyorum ya da kırmızı burunlu ren geyiği Rudolph.
Ruben. Tarihte kaybolmaktan bu kadar endişe ediyorsan… ismini bir sokağa veya… sen öldükten sonra… bulvara veririz.