RULO in English translation

roll
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
rulo
hükmo
rolls
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
rolled
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
teletype
teleksimi
rulo

Examples of using Rulo in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
O zaman biz rulo x ekseni seyahat boyunca denetler.
Then we will check for roll along X-axis travel.
Gidip bir rulo alır mısın?
Will you go get me a roll?
JunPyo yumurtalı rulo ve ramen sever.
Jun Pyo… He loves rolled up egg and ramen.
Rulo kağıtları nerede?
Where are your rolls of paper?
Okuldan. 20 rulo ambalaj kağıdı satmamın ödülü olarak aldım.
From school-- this is the prize you get for selling 20 rolls of wrapping paper.
Sadece birkaç rulo filmimiz daha kaldı.
We only have a few more rolls of film.
Rulo şeklinde yapılması en ayırt edici özelliğidir.
The wok's most distinguishing feature is its shape.
Rulo uzun bir yol.
Long way to roll.
Bu kez rulo ambalaj kağıdı yerine bir kılıçla.
With a sword this time, rather than a roll of wrapping paper.
Rulo başına 100.
We will give you $100 per roll.
Sentlik rulo alabilir miyim?
Can I have a roll of quarters?
Arkakapıaçık rulo Hamster topu için yeterli geniş.
Back door's open. Wide enough for the hamster ball to roll out.
Harcadığın her rulo kağıt havlu için,
For every roll of paper towels you waste,
Rulo mikrofilmler.
Rolls of microfilm.
Rulo koli bandı.
Rolls of tape… add one more pickaxe
Rulo BU nasıldı? Dedi Alice.
Coils.''What was THAT like?' said Alice.
Gazeteyi rulo yapıp vur ona, sonra da burnuna sokuver.
Hit him with a rolled-up newspaper and then stick his nose in it too.
Spikeın çıplak tablosunu rulo yapıp poster tüpüne koydum.
I rolled up the naked painting of Spike and put it in a poster tube.
O kalın çantalarının içinde rulo şeklinde mi taşıyorlardı?
Did they carry it in rolls in their duffel bags?
Burada birkaç rulo film var ve bunları laboratuara ulaştırmalıyım.
I got a couple of rolls of film I need dropped off at the downtown lab.
Results: 289, Time: 0.0316

Top dictionary queries

Turkish - English