Examples of using Rush in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben Rush. Geçit odasını ne pahasına olursa olsun savunmalıyız!
Ben Rush. Bütün gemide güç kesildi, kalkanlar dâhil.
Peterın Rush konserinde siyah kot pantolon… giymeyen tek adam olduğundaki gibi.
Bahse varım sen Rush da sevmiyorsundur siktiğimin Litvanya Yahudisi.
Rush Hour 2yi çekiyoruz…
Everett, Rush yanınızda mı?
Tamamen ortadan kalkmıştır. Rush Clovisin Ayrılıkçılarla olan bağı.
Pekâlâ… Bu sizi Rush Springse kadar idare eder.
Bu sizi Rush Springse kadar idare eder.
Rush, Mercy ve St. Joenun numaralarını bulabilir misin Frank?
Ama Rush, Bachman Turner Overdrive da öyle.
Gece uyumaya giderken aklımda Rush olurdu.
O zamandan beri Rush dinlerim.
Kendi çocuklarına Rush dinleten ve onların da kendi çocuklarına Rush dinlettiği insanlar.
Benim kamyonetimde, Rush vardır.
Tam söylemek üzereydim ki Rush onu yanına çağırdı.
Albay Young, Rush konuşuyor.
Tam söylemek üzereydim ki… Rush onu yanına çağırdı.
Beni Rush mı suçluyor? Rush mı?
Albay Young, ben Rush, iletişim laboratuvarındayım.