Examples of using Sabin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
kocasının evinin eşiğini geçerken yürümeyip kucakta taşınması zorla taşınan Sabin kadınlarını anmak için yapılmaktadır.
Addiction( Christopher Daniels ve Frankie Kazarian) ve The Motor City Machine Gunsı yenerek( Alex Shelley ve Chris Sabin) ikinci kez ROH World Tag Team Championship kemerlerinin sahibi oldu.
MÖ 8. ve 7. yüzyıllara ait keşfedilmiş mezarlar, bu bölgede bir Sabin yerleşmesini doğrular niteliktedir; tepede bulunan Quirinusa ait mezar,
Sabine hobbs nerede?
Sabine, beni bağışla, lütfen.
Affedin beni, lütfen.- Sabine.
Sabine Passta Mary diye bir kız vardı.
Burası Sabine Nehri.
Burası bizim odamız olur, Sabine bizde kaldığında yan odada yatar.
İnşallah karnındaki sabi, zarar görmez.
Sen Sabi?
Size Sabinin getirdiği kahveden yapacağım.
Bay Sabini, bu adamla ilgilenmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
Sabine gülümsemesini sizden almış ama.
Sabine Wren: Mandalorian ırkından olan Sabine,
Sabi Döneminde Baekje kültürü Budizmin büyüdüğüne tanık oldu.
Sabine benim.- Bu ne içindi ki?
Sabine sana özel bir röportaj verecek mi?
Pekala, Sabine Hobbs hakkında ne bliyoruz?
Sabine Hobbs evine dönmeden… Pekini üzecek bir şey yapmayacağız.