CHILD in Turkish translation

[tʃaild]
[tʃaild]
çocuk
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
evladım
son
kid
boy
kiddo
lad
buddy
sonny
child
laddie
yavrum
baby
puppy
cub
pup
chick
young
calf
offspring
little
infant
çocuğu
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
çocuğum
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
çocuğun
child
kid
boy
guy
baby
juvenile
son
evlat
son
kid
boy
kiddo
lad
buddy
sonny
child
laddie

Examples of using Child in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
My poor child.
Zavallı yavrum.
My lost child. And my car, my amputated leg,- You?
Ve arabam, kesilmiş bacağım… yitirdiğim evladım.- Sen mi?
I don't think it works that way, child. Just once.
Bir sefer yeter. O şekilde olduğunu sanmıyorum evlat.
My husband said you have no friends in Paris but that's impossible, child.
Kocam, Pariste hiç arkadaşınız olmadığını söyledi fakat bu imkansız, yavrum.
Bring me a tongue, child.- Hmm? Agatha.
Agatha.- Bana dil getir evladım.
I'm sorry, child. This card's been declined.
Bu kart reddedildi. Üzgünüm, evlat.
Samet. Don't cry Samet, don't cry, my child.
Ağlama Samet, ağlama yavrum. Samet.
I'm sorry, child.
Üzgünüm, evlat.
Oh, my…! Shirin, darling, my child.
Tanrım. Shirin. Yavrum benim.
Scream for me. Go on, child, scream for me.
Bağır bakayım. Hadi evlat, bağır bakayım.
I'm the father of your father, my child. I mean.
Yani… Ben babanın babasıyım, yavrum.
I was getting tired of her treating me like a child.
Bana çocukmuşum gibi davranmasından bıkmıştım.
Because you're the middle child, and the middle child doesn't count.
Çünkü sen ortanca çocuksun ve bu hiç olmamak gibidir.
You're a child. You know nothing about what people go through.
Sen çocuksun, insanların zor bir durumu atlatmasının ne demek olduğunu anlayamazın.
What kind of woman runs away from our child, eh?
Nasıl bir kadın kendi çocuğundan kaçar, ha?
And I need to prove him wrong. That guy from NASA treated me like a child.
NASAdan gelen adam bana çocukmuşum gibi davrandı, onu haksız çıkarmalıyım.
Revenge mattered more to him than me… or his child.
Veya çocuğundan daha önemliydi. Onun için intikam benden.
I will try and help your child. If you wish, Lord.
Dilerseniz çocuğunuza yardım etmeyi deneyebilirim Lordum.
Maybe I wasn't breast-fed as a child, huh? Nihilist? Opportunist?
Belki de çocukken emzirilmemişimdir, ha? Fırsatçı? Nihilist?
Maybe I wasn't breast-fed as a child, huh? Nihilist? Opportunist?
Fırsatçı? Belki de çocukken emzirilmemişimdir, ha? Nihilist?
Results: 45246, Time: 0.0517

Top dictionary queries

English - Turkish