Examples of using Sad in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
bir şey tuttuğunu gördüm. ve bir tane resimde Sergio Leonenin Sad Hill mezarlığında sahne arkası resimleri geçtiğinde, detaylıca inceledim.
Sâd. Zikir/öğüt/uyarı dolu Kurana yemin olsun ki.
Sadce örüntüyü takip edeceğim.
Sâd. Zikir/öğüt/uyarı dolu Kurana yemin olsun ki!
Ben sadce sizi hayalkırıklığına uğratmak istemedim o kadar.
Sâd. Bu zikirle dolu Kurâna bak!
Sâd. Bu zikirle dolu Kurâna bak!
Buraya sadce yumurtalı sandiviçime el koymak için gelmedin, değil mi?
Sâd. Bu zikirle dolu Kurâna bak!
Sadce bir dakikaya ihtiyacım var.
Sâd. Bu şanlı şerefli Kurân hakkı için.
Hayır, şimdilik sadce kar ve kar iz bırakır.
Sadce kötü bir gün geçiriyorum.
Sadce bıldırcın yumurtası
Sadce bin kayme!
Sen sadce kızım degilsin.
Hayır, sadce bir tane.
O sadce üniversite öğrencisi?
Sadce küçük bir anahtar al, senin küçük özel şioniyerine git, Burda.
Sadce yatağına gitsen çok iyi olacak.