Examples of using Safi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Olabilir. Ama bu, safi… belki de progresif bir psikotik krizi gösteriyor.
Michel Louis Edmond Galabru 17 Ekim 1922 Safi, Fas doğumlu Fransız oyuncu.
Hadi, Safi!
Oğlumun vaktini geçirmek için uğraştığı çoğu şeyden utandım ama güreş hep safi çöp gibi geliyordu.
Al Safi ve Ramzi Oahudaysa emin olun,
Ben de susup güzelliğin, karmaşıklığın ve safi lezzetin tadını çıkarmalıyım.
Safi bir baştan çıkarma kadar sıradan bir şey yok, ayarladım mı yönetirim onları.
Afrikanın ilk önemli kadın yönetmeni Safi Faye 1974te'' Köy Mektubu'' nu çeker.
Afrikanın ilk önemli kadın yönetmeni Safi Faye… 1974te'' Köy Mektubu'' nu çeker.
Ezelden beri alnıma yazılmış, kaderimde olan… safi şöhret ya da servetten çok daha öte bir yol.
derleyen Mevlana Ali Bin Huseyin Safi, H. 993.
Soyadı, 16. yüzyılın başında Safevi hanedanının organizasyonunda önemli bir rol oynayan ünlü Türk Safi kabilesinden gelmektedir.
Empresyonist/ realist olarak oldukça bilinmektedir.^ ArtNet: İbrahim Safi Baktabul: Safiden bir tablo seçkisi.
Ona ait olan bedenin özlemini çekiyor. Terk etmiş olan safi ruhunun değil. Bunun üzüntüsü
olan bir tanım GSMM, ya da gayfi safi milli mutluluk.
Ler boyunca, Japonya dünyanın en geniş ikinci GSMHsine sahipti, ve 1990de endüstriyel uluslararasında kişi başına düşen gayri safi milli hasıla olan$ 23801 ile birinci oldu.
Git''- 4:26 Personel Şarkı sözü yazarı- Cemal Safi Besteci- Candan Erçetin Aranjör,
içenlere safi lezzet ve bal ırmakları var,
daha sonra yaygın hale gelen daha pahalı safi buğday ekmeklerinden daha ağırdır.
Safi saçmalık!