SAFI in English translation

pure
saf
temiz
tamamen
halis
safkan
safi
salt
sade
soyut
katıksız
safi
mere
sadece
yalnızca
bile
basit
sırf
sıradan
saf
önemsiz
safi
gross
iğrenç
brüt
kaba
berbat
büyük
hasılat
gayrisafi
sheer
saf
tamamen
sırf
tam
düpedüz
katıksız
sadece
dik
katışıksız
basbayağı

Examples of using Safi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Olabilir. Ama bu, safi… belki de progresif bir psikotik krizi gösteriyor.
Possibly. perhaps progressive, psychotic break. But this points to a pure.
Michel Louis Edmond Galabru 17 Ekim 1922 Safi, Fas doğumlu Fransız oyuncu.
Michel Louis Edmond Galabru is a French actor born on 27 October 1922 in Safi, Morocco.
Hadi, Safi!
Come on, Saw.!
Oğlumun vaktini geçirmek için uğraştığı çoğu şeyden utandım ama güreş hep safi çöp gibi geliyordu.
I have been embarrassed by a lot of things my son chooses to spend his time doing… but wrestling always sounded like… pure trash.
Al Safi ve Ramzi Oahudaysa emin olun,
If Al Safi and Ramzi are here on O'ahu,
Ben de susup güzelliğin, karmaşıklığın ve safi lezzetin tadını çıkarmalıyım.
And the pure deliciousness. And I just need to shut up and appreciate the beauty, the complexity.
Safi bir baştan çıkarma kadar sıradan bir şey yok, ayarladım mı yönetirim onları.
Nothing so ordinary as mere seduction, I need to tune them I will conduct them.
Afrikanın ilk önemli kadın yönetmeni Safi Faye 1974te'' Köy Mektubu'' nu çeker.
Safi Faye, Africa's first important female director, made this film, Peasant Letter, in 1974.
Afrikanın ilk önemli kadın yönetmeni Safi Faye… 1974te'' Köy Mektubu'' nu çeker.
Made this film, Peasant Letter, in 1974. Safi Faye, Africa's first important female director.
Ezelden beri alnıma yazılmış, kaderimde olan… safi şöhret ya da servetten çok daha öte bir yol.
The path I have always been truly destined for… something far greater… than mere fame or fortune… lessons well.
derleyen Mevlana Ali Bin Huseyin Safi, H. 993.
compiled by Mevlana Ali Bin Huseyin Safi, A.H. 993.
Soyadı, 16. yüzyılın başında Safevi hanedanının organizasyonunda önemli bir rol oynayan ünlü Türk Safi kabilesinden gelmektedir.
His surname is taken from the famous Turkish tribe of Safi which played an important role in organizing the Safavid dynasty at the beginning of the 16th century.
Empresyonist/ realist olarak oldukça bilinmektedir.^ ArtNet: İbrahim Safi Baktabul: Safiden bir tablo seçkisi.
ArtNet: Ibrahim Safi Baktabul: A selection of paintings by Safi.
Ona ait olan bedenin özlemini çekiyor. Terk etmiş olan safi ruhunun değil. Bunun üzüntüsü
It is hankering for the body which is meant for it, not the mere spirit of he who left and thus saddened
olan bir tanım GSMM, ya da gayfi safi milli mutluluk.
what has come to be known as GNH, or gross national happiness.
Ler boyunca, Japonya dünyanın en geniş ikinci GSMHsine sahipti, ve 1990de endüstriyel uluslararasında kişi başına düşen gayri safi milli hasıla olan$ 23801 ile birinci oldu.
Throughout the 1970s, Japan had the world's second largest gross national product(GNP)-just behind the United States- and ranked first among major industrial nations in 1990 in per capita GNP at US$23,801.
Git''- 4:26 Personel Şarkı sözü yazarı- Cemal Safi Besteci- Candan Erçetin Aranjör,
Album version"Git"- 4:26 Writer- Cemal Safi Composer- Candan Erçetin Arrangement, guitar- Alper Erinç
içenlere safi lezzet ve bal ırmakları var,
in it are rivers of pure water, and rivers of milk forever fresh,
daha sonra yaygın hale gelen daha pahalı safi buğday ekmeklerinden daha ağırdır.
though less dense than a whole-rye bread, was still heavier than the more expensive wheat-only breads that later became commonplace.
Safi saçmalık!
Pure bullshit!
Results: 260, Time: 0.0357

Top dictionary queries

Turkish - English