Examples of using Satma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Asla iki tarafa birden satma.
Françoise, sana şu dakikada araba satma isteğim kabardı.
Özel röportajı tam satma zamanıydı.
Hırsını tatmin etmek için masum insanları satma.
Tabii onu paslandırıp hurda olarak satma planın yoksa.
Burayı Fenton Kardeşlere satma niyetindeyim.
Bu çiftliği satma Ray.
Satın alma 3, satma 8.
Hic olmayan bir evi satma isine benzer birseydi.
Ama artık… onu kendiniz satma imkanına sahipsiniz.
Basım aşamasında yayıncı tek kopya basar, satma amaçlı değildir.
Onu köle olarak satma Deut.
hikayeyi satma değil.
Asla satma.
Seni uyarıyorum. Ona tekrar uyuşturucu satma.
Ayıyı öldürmeden önce postunu satma.
Ben diyene kadar kahveleri satma.
Şirketi tasfiye edip mal varlıklarını satma planı yapıyorlardı.
Arabamı satarım.- Onu benim için satma.
Ne? Ahbap, beni satma.