Examples of using Satonun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu sırada bir ateş bükücü Satonun eşini öldürdü.
Yıl önce Agni Kai Çetesi soymak için Satonun malikânesine girdi.
Hagridin beni sakladigi kutu hariç satonun içini hiç görmedim.
Black orada da yok, satonun baska yerinde de.
Scalarîye geldi.- Satonun yanındaki kim?
Sonra, Hiroshi Satonun Eşitlikçilerin eldivenlerinin ve mecha-tanklarının fikir babası olduğu keşfedildi!
Yani, Bay Satonun eldivenleri eşitlikçiler için ürettiğini
Bir zamanlar burada sizin gibi genc bir adam vardi… tam bu salonda oturan… bu satonun koridorlarinda yuruyen, onun catisi altinda uyuyan.
Surya Bonaly, Chen Lu ve Yuka Satonun peşinden… Amerika Birleşik Devletlerinden Tonya Harding dördüncü geldi.
Her gun, her saat… belki de tam da bu dakikada… karanlik gucler bu satonun duvarlarindan gecmeye calisiyor.
Ne vardı? Satonun plânından vazgeçip bambaşka bir şey yapması
Komutan Tucker ve Asteğmen Satonun beş saatten az zamanı var. Elimden geleni yaparım Kaptan, ama patojenin şu anki çoğalma hızıyla.
Hayır ama Komutan Satonun burada bağlantıları var
Şu anda revirden geliyorum… Doktor bana Çavuş Kemper ve Asteğmen Satonun… tam olarak iyileşeceklerini söyledi.
Yuki-san bana dün gece anlattı, savaştan sonra… Satonun babası büyük ticari balıkçı tekneleri getirmiş.
Satonun Meka Tanklarıyla karşılaşmayı bekliyordum. Bu yeni yüksek hızlı uçan araçlarla değil.
Şimdi, ben bile biliyorsam, o zaman Satonun, bunu öğrenmesi an meselesidir.
Burası şimdi Satonun.
Doktor Satonun daveti ile.
Satonun en iyi öğrencisi.