Examples of using Sayar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bilirsin işte, bazı insanlar koyun sayar.
Maraşel istediği zaman iner ve çarşafları sayar.
Takılır bu mekana Kaygılı parmaklarda… geri sayar haftalar.
Kaygılı parmaklarda… geri sayar haftalar.
İnsanlar onları bekletenlerin hatalarını sayar.
Ben kesin sayar dururdum.
Hanımefendileri seyahati suç mu sayar?
Bu sadece Bonnie Parksa tehdit yaratacak olan şüphelileri sayar.
Böylesi mal yığar ve onu sayar durur.
Ki o para/mal biriktirir ve onu sayar durur.
Mısırlılar maviyi hakikatin rengi sayar.
Değişiklikleri yok sayar. Tekrar uyarılmayacaksınız.
Şeker küplerini sayar, her şeyi kilitler!
Biliyorum böyle söylemeyi dine hakaret sayar kimileri ama ben Tanrı ile konuşurum.
Çoğu onu yaşayan bir aziz sayar diğerleri ise kafir diye yakılmasını ister.
Kavuşacağımız günü sayar vaziyetteyim.
O, çok gibi görünmeyebilir Sayar ama nerede o o var.
Onları sayar ve numara veririz.
Şeker küplerini sayar, her şeyi kilitler!
Ama kim sayar ki, değil mi?