Examples of using Sean in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lütfen Dr. Sean McNamaraya hoşgeldin diyelim.
Ne olur, Sean? Beni kovar mısın?
Hadi, Sean.
Affedersiniz. Bu kadar yeter Sean.
Doğru mu Sean?
Sean Oliverın müvekkili Broussard olabilir mi?
Sean bunu nasıl öğrendi?
Sean için kaygılıyım.
Sean da kim?
Sean gelmiyor ve kızımızın
Sean zamanında bir yolunu bulmayı çok denedim ben.
Sean ve FBI soruşturmayı yürütürken.
Sen Sean Parker mısın?
Sean ile röportaj yapacaktık da.
Sean sağ olsun.
Sean arkadaşlarıyla poker oynamaya gittiğinden sıkılmış olabileceğini düşündüm.
Sean Parker Varyetesi sırasında mı?
Sean ve Beverly Lincolna bakmıştım?
Sean ve Beverlynin eski asistanı.
Dairede Sean Beamish var.