Examples of using Sema in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Büyükanne Feng Tianın haritasına göre, Sema Parçalayan Çütre Sarayı bu gölün ortasında.
Yasemin Kozanoğlu, Sema Öztürk, İlknur Soydaş
Mustafa Köz, Sema Kaygusuz, Seray Şahiner
İlk sema olarak adlandırılan en dıştaki küre,
O böyle bir masterless kargaşa sema kalp aşağı gider, kıt heeds onu bekleyen esneme çene
8. sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu,
Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ile görüşmüş ve“ aile kurumunun korunması
Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır,
Bülent Turan, Sema Kırcı, Fehmi Küpçü
Fakat babam hiçbir zaman semanın zincirinden kurtulup özgür olamazlar der.
Bu, Semaya benziyor. Birleşmenin monogramı.
Dillon semalarına bakıyorum.
Kalbimi kemiren semadan düşen kayan yıldız misali döndü geri.
Ben Semayı çok iyi tanıyorum.
Mesela, semanın rengi, zaten.
Cehennemlik geminin kara yelekenleri Hint adalarının sarı semalarına karşı dönmüştü.
Kanlar aktı demir semadan.
Daha dostane semalar bulalım.
Kosova ABnin'' Tek Avrupa Seması'' na katılmayı düşünüyor.
Daha çok genç bir kızken Hollywood semalarına bakıp, düşüncelere dalardım.