Examples of using Sepet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beyler birer sepet alıp, canınız ne istiyorsa alın.
Yılan dolu sepet getirdin mi?
Tişörtünü çıkarıp sepet gibi kullan. Sessiz ol.
Tişörtünü çıkarıp sepet gibi kullan. Sessiz ol.
Sepet kondom ve yağla dolu. Vay be.
Sepet kondom ve yağla dolu. Vay be.
Sepet için sağol.
Sepet yerine… balona müzik kutusu bağlanmıştı.
Sepet yerine… balona müzik kutusu bağlanmıştı.
Aslında sepet içinde gelen bütün yemekleri seviyorum.
Başta sepet benim odamdaydı bu bir kaç yıl sürdü. Hayır, Hayır.
Bir tür sepet gibi görünüyordu… bir çeşit beleş dağıtılan çanta gibi.
Sepet dolusu!- Sepet dolusu şarap.
Yapraklardan sepet, kız işi, değil mi?
Kafasında sepet olan… bir adam mı vardı öyle? Karargâh.
Kafasında sepet olan… bir adam mı vardı öyle? Karargâh.
Pueblo sepet dokuma sanatında ustalaşmak için çok iyi bir zaman gibi.
Bu sepet, ailemin beni yetimhaneye terk ettiği sepet. .
Bir çeşit sepet. Üç ayaklıya bağlı.
Bay Trotter sepet bulup hepsini boğdu.