SILAHLANMA in English translation

the arms
kolu
silah
armaments
silah
silahlanma
mühimmat
teçhizatı
weaponry
silah
silahlar
silahlanma
bir silahlık
it's tool-up
proliferation
çoğalması
silahlanma
yayılmayı
yaygınlaşmasını
proliferasyon
armament
silah
silahlanma
mühimmat
teçhizatı

Examples of using Silahlanma in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Silahlanma zamanı.
Time to weapon up.
Silahlanma kodlarını değiştirdiğini biliyoruz, Bay Cummings.
We know you have altered the arming codes, Mr. Cummings.
Silahlanma Bakanlığından iki kimlik.
Two IDs from the Ministry of Arms.
Almanya için silahlanma eşitliği, askerlik için söyledikleri…- Affedersiniz.
What they said about equality of arms for Germany, military service.
Silahlanma kurulundan çok ciddi bir şikayet aldık.
We have received an angry complaint from the Armaments Board.
Bölünenler silahlanma peşinde.
Rogue set looking to arm up.
Avrupa silahlanma yarışında.
Europe in the race for armaments.
Silahlanma çağrısı yaptılar mı?- Hayır?
No. Was there a call to arms?
Hayır. Silahlanma çağrısı yaptılar mı?
No. Was there a call to arms?
Silahlanma çağrısı yaptılar mı?- Hayır.
Was there a call to arms?- No.
Hayır. Silahlanma çağrısı yaptılar mı?
Was there a call to arms?- No?
Silahlanma ve özel ordularla ilgileniyoruz.
We deal in weaponry and private armories.
Karbondioksitten kaynaklanan küresel ısınma ve kirlilik ve silahlanma yarışı yüzünden yürütülen çok sayıda nükleer test.
And the multiple nuclear testsnts race. Pollution and global warming.
Kutuplarda silahlanma yarışı mı, Charles?
An arms race in the Arctic, Charles?
Bennett silahlanma çağrısı yaptı.
Bennett's put out a call to arms.
Bennett silahlanma çağrısı yaptı.- Grace.
Bennett's put out a call to arms. Grace.
Bennett silahlanma çağrısı yaptı.
A call to arms. Bennett's put out.
Bennett silahlanma çağrısı yaptı.- Grace.
Grace. Bennett's put out a call to arms.
Silahlanma ve özel ordularla ilgileniyoruz.
We deal in weaponry and private armies.
Ilgileniyoruz. Silahlanma ve özel ordularla.
We deal in weaponry and private armies.
Results: 141, Time: 0.0391

Top dictionary queries

Turkish - English