Examples of using Silikon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bulduğumuz silikon çene ve yanak silikonları olabilir.
Mühendisler, silikon kullanarak çipin içerisinde ufak bir ivme ölçer yarattılar.
Silikon bebekler.
Silikon nodüllerini hangi seviyede keşfettiğinizi sorabilir miyim?
Sadece Silikon vadisini bildiğini sanmıştım.
Silikon kaynaklı olmadığı açık.
Silikon vadisinin bir numaraları.
Silikon mühür var.
Nano hücreler silikon yapıdadır dolayısıyla, yenilenmek için cama ihtiyaç duyarlar.
Bileziğindeki silikon? O da senin bebeğinkiyle eşleşti.
Kullandığın silikon bu işe uygun değil.
Şaftın 50 feet kadar altında, silikon ve kil olan bir katman var.
Silikon bir ruh ama yine de, bir ruh.
Hayır, silikon bazlı bir şey olduğunu söyleyebilirim.
Hadi Koçtaşı arayalım da silikon var mıymış diye soralım.'' olurdu.
Demek istediğin, silikon doğrudan vücuduna mı enjekte edilmiş?
Burası Silikon Vadisi tamam mı Paris ya da Teksas değil.
Silikon kauçuk, 1970lerdeki orijinal Süper Eğlenceli Adamın aksiyon figürünün kompozit prototipi.
Ona silikon ve çimento dolduruyordu.
Silikon ve karbon elyafıyla üretilmiş biriyle tartışmayı keseceğim.