Examples of using Simon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Simon bizim takımımızdayken kaybedemeyiz! Babam o!
Simon ile konuşurum.
Simon ne kadar uzağa gitmiş.
Simon ve Rivera yaptığı gibi.
O, Simon ve Garfungel hitlerinden bir potpori söyledi.
Adı Simon. Cayman Adalarında kardeşi Ajaxla birlikte yaşıyor.
Simon gelmeden önce,
Simon siz olmalısınız.
Simon iyi hissedene kadar beklemelisiniz.
Garfunkel olmasa Simon da olmazdı.
Kim'' Simon diyor ki?'' oynamak ister?
Simon hesabına mal satmış mıydın?
Sen Simon mısın?
Simon yüzünden babamı kaybettim.
Evet. Simon, esir tutuyor.
Simon büyüdükçe, bu şeyler daha da karmaşık hale geldi.
Eğer tetiği çekersen Simon hakkındaki gerçeği asla öğrenemezsin.
Simon, kurtulunması neredeyse imkansız bir yapışkandan kurtulmaya çalışırken ben de aynı şeyi deniyordum.
Adın Simon, Johnun oğlusun
Bir senin bildiğin Simon var, birde gelecekten gelen.