Examples of using Sincaba in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sincaba 10 dolar.
Sincaba benziyor. Vay canına.
Belki de bu sincaba özgüdür. Stok yapar gibi, anlarsın ya?
Evet. Sincaba ne yaptığını gördünüz.
Evet. Sincaba ne yaptığını gördünüz.
Sincaba ne yaptigini gördünüz. Evet.
Sincaba ne yaptigini gördünüz. Evet.
Sincaba ne yaptığını gördünüz. Evet.
Sincaba ne yaptığını gördünüz. Evet.
Ve sincaba zıçtım. Bu sabah uyandım.
Ama o sincaba benzer.
Birkaç kuş, ön bahçedeki sincaba haince saldırıyor.
Vay canına. Sincaba benziyor.
Bu sabah uyandım ve sincaba zıçtım.
Zavallı adam mastürbasyon yapmak için sincaba ihtiyaç duyuyordur.
Sincaba sen göz kulak olur musun… biz bir dakika yalnız kalabilelim diye.
Sonra, kendi yakalayıp evcilleştirdiği sincaba karşılık o eski plastik tüfeklerden almıştı.
bir çuval dolusu sincaba kışın yaklaştığını haber veririm.
Onların'' gerçekten bağlandıklarını'' düşündün. Bu köpeğin bir sincaba saldırdığını gördüğümüzde olduğu gibi?
Beni sincaba benzettiğini soğuk kış günleri için, ceviz yerine erkek topladığımı söyledi.