SINIRLENDIRDI in English translation

angry
kızgın
sinirli
öfke
asabi
kızdı
sinirlendi
kızar
nervous
gergin
sinir
tedirgin
asabi
ürkek
heyecanlı
endişeli
endişelendiriyor
geriliyorum
heyecanlandım
pissed off
kızdırmak
defol
siktir git
defol git
ikile
sinirlendirir
gıcık ettiniz
işemek
annoyed
eziyet
rahatsız
kızdırıyorsun
sinirlendiriyorsun
sinir
interrupt
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
mad
kızgın
deli
çılgın
sinirli
kuduz
delice
kaçık
kızdı
delirmiş
öfkeli
angrier
kızgın
sinirli
öfke
asabi
kızdı
sinirlendi
kızar
she upset
irritated
sinirlendirdim
rahatsız
tahriş
sinir

Examples of using Sinirlendirdi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu da beni sinirlendirdi, ama öyle büyük birşey de değildi.
That makes me belligerent, but it was no big deal.
Evet, Dylan beni çok sinirlendirdi ama onun babası korkunç bir adamdı.
Yes, I lost my temper with dylan, But her father is a horrible man.
Bu beni nasıl sinirlendirdi biliyor musunuz?
Do you know how FURIOUS that makes me?
Bob Tanner sinirlendirdi ve kafasını bir hamleyle uçurttum.
Bob Tanner did and I had his head blown off like that.
Beni sinirlendirdi. O bir kazayla karşılaşmalı, ama yara almadan.
Instead he teased me. He must meet with an accident without getting hurt.
Matematik sinirlendirdi, opera hasta etti.
Algebra angered me, opera sickened me..
Yaptığınız bir şey onu sinirlendirdi.
Something you did upset her.
Beni sinirlendirdi.
He angered me.
Ne yazık ki, agresif tarzı bazı uzun soluklu müşterileri sinirlendirdi.
Unfortunately, his aggressive style has upset some long-term clients.
Evet, beni sinirlendirdi.
Oh yeah, it upset me.
Şerifi ne bu kadar sinirlendirdi, bilemiyorum.
H do't kow what bothered that sheriff more.
O mektup işimde sekiz yıl boyunca beni sinirlendirdi.
That letter pissed on eight years of my work.
PER E. SAMUELSSON-Lundströmün avukatı Bu karar beni iliklerime kadar sinirlendirdi.
This verdict makes me upset to the bone.
Adamın yaşadığını bilmek bile beni sinirlendirdi.
I get so angry to even think that that guy's alive.
Karakoldaki kayıt defterindeki bir şey beni sinirlendirdi.
Something about police blotters riling me.
Uzaklaşmaya çalıştım ama bu onu daha sinirlendirdi.
I tried to pull away, but that made him furious.
Mülteci politikanız… konuyla ilgili pek çok kişiyi sinirlendirdi.
Your immigration policy has provoked a lot of people.
Onun ölümü seni sinirlendirdi.
You're pissed, he's there.
Berbattı, beni çok sinirlendirdi. -Evet.
Yeah. That was terrible, it made me sick.
Ben bir sanatçıyım ve bu durum beni sinirlendirdi.
I'm an artist and I am upset.
Results: 65, Time: 0.06

Sinirlendirdi in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English