Examples of using Sivilceli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Orada esrar çeken biri var şuradaki de sivilceli!
Iletişim bir bulutsu içinde sivilceli olabilir.
Iletişim bir bulutsu içinde sivilceli olabilir.
Kazığın sivri ucunu bilemeyen, 30 garip sivilceli kız.
Yaşlı, şişman, kel, sivilceli adamları, üstelik giyinik olarak.
beni dinleyeceksin sivilceli.
Sizin gibi sivilceli cılızların, Amerikan halkı için tek bir dileği olabilir.
Zimmermanın sivilceli kıçını da Rogerın kıllı kıçını
azgın, sivilceli liseli olarak.
Sivilceli, sıska küçük tatlı biri şimdi küçük bir burun ve kalçası güzel.
Ne? ama o sivilceli götünü nerede görsem tanırım.
Sahte ergenlik ciyaklamalarını sivilceli oğlanlara harcadım, şimdiki 100% gerçek. Ama neredeyse 30 oldun.
Çoğu erkek… tabii ki, bazıları sadece sivilceli çocuklardı… ama belli mevkilerde sorumlu kişiler olan diğerleri… bana'' Seni seviyorum Vinnie'' dedi.
Yoksa onu ayakkabıma yapıştırıp, sivilceli deliğine mi sokayım? O izmariti yerden alacak mısın.
Çoğu erkek… tabii ki, bazıları sadece sivilceli çocuklardı… ama belli mevkilerde sorumlu kişiler olan diğerleri… bana'' Seni seviyorum Vinnie'' dedi.
olma alışkanlığını bırakırsın çünkü her akşam yemeğimi yediğimde sivilceli kıçını görmek istemiyorum.
Lütfen o şişko sivilceli kalbur domuza benim hipopotamlarla çıkmadığımı söyle. Ama daha nazik olarak söyle.
Aptal kızlar ve sivilceli oğlanlar grubuna katılmaya mı karar verdin? Dedektif, hala imza defterinizi imzalamamı istiyorsanız?
Çoğu erkek… tabii ki, bazıları sadece sivilceli çocuklardı… ama belli mevkilerde sorumlu kişiler olan diğerleri… bana'' Seni seviyorum Vinnie'' dedi.
Sivilceli, sırık gibi kız çocuğuyla harca… dünyanın en güzel kadınının… Bak sana ne söyleyeceğim, gençlik yıllarını.