SIVILCELI in English translation

pimply
sivilceli
pimple-faced
sivilceli
with pimples
spotty
lekeli
sivilceli
benekli
düzensiz
laçka mı
iyi çekmiyor
noktasal
eksik
pimple-farming
sivilceli
acne
akne
sivilceler
bir sivilce
zits
sivilceler
pustular

Examples of using Sivilceli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Orada esrar çeken biri var şuradaki de sivilceli!
There's one smoking a joint And that one's got spots!
Iletişim bir bulutsu içinde sivilceli olabilir.
Communications can be spotty inside a nebula.- That being said.
Iletişim bir bulutsu içinde sivilceli olabilir.
Communications can be spotty inside a nebula.
Kazığın sivri ucunu bilemeyen, 30 garip sivilceli kız.
Some 30-odd pimply-faced girls, don't know the pointy end of a stake.
Yaşlı, şişman, kel, sivilceli adamları, üstelik giyinik olarak.
Fat, old, bald, warty men with all their clothes on.
beni dinleyeceksin sivilceli.
you will listen to me, you pimple-faced.
Sizin gibi sivilceli cılızların, Amerikan halkı için tek bir dileği olabilir.
If you pimply pencil necks are the only hope for the American people,
Zimmermanın sivilceli kıçını da Rogerın kıllı kıçını
I slap Zimmerman's pimply ass, I slap Roger's hairy ass,
azgın, sivilceli liseli olarak.
horny, pimple-faced high school kid.
Sivilceli, sıska küçük tatlı biri şimdi küçük bir burun ve kalçası güzel.
Skinny with pimples, getting dissed by the cutie♪♪ Now look who's got a good job and a small booty♪.
Ne? ama o sivilceli götünü nerede görsem tanırım.
What? but that pimply arse I would remember anywhere.
Sahte ergenlik ciyaklamalarını sivilceli oğlanlara harcadım, şimdiki 100% gerçek. Ama neredeyse 30 oldun.
I spent my teens fake squealing for spotty boys, and now… it's 100% genuine.
Çoğu erkek… tabii ki, bazıları sadece sivilceli çocuklardı… ama belli mevkilerde sorumlu kişiler olan diğerleri… bana'' Seni seviyorum Vinnie'' dedi.
Have said to me, I love you, Vinnie. but others who were responsible men with positions Of course, some were just kids with pimples.
Yoksa onu ayakkabıma yapıştırıp, sivilceli deliğine mi sokayım? O izmariti yerden alacak mısın.
And stick it in yourbig, fat, pimply A-hole? You gonna pick up that butt, or do Ihave to glue it to the end of my shoe.
Çoğu erkek… tabii ki, bazıları sadece sivilceli çocuklardı… ama belli mevkilerde sorumlu kişiler olan diğerleri… bana'' Seni seviyorum Vinnie'' dedi.
I love you, Vinnie. but others who were have said to me, just kids with pimples, Of course, some were responsible men with positions.
olma alışkanlığını bırakırsın çünkü her akşam yemeğimi yediğimde sivilceli kıçını görmek istemiyorum.
cos I don't wanna see your spotty arse every time I'm eating dinner.
Lütfen o şişko sivilceli kalbur domuza benim hipopotamlarla çıkmadığımı söyle. Ama daha nazik olarak söyle.
Please, just tell that fat acne riddled, shit covered pig that I don't date hippos, but say it nicer.
Aptal kızlar ve sivilceli oğlanlar grubuna katılmaya mı karar verdin? Dedektif, hala imza defterinizi imzalamamı istiyorsanız?
Inspector, if you would like me to sign that autograph book of yours… What, and join the ranks of silly girls and pimply boys?
Çoğu erkek… tabii ki, bazıları sadece sivilceli çocuklardı… ama belli mevkilerde sorumlu kişiler olan diğerleri… bana'' Seni seviyorum Vinnie'' dedi.
Of course, some were just kids with pimples, have said to me, I love you, Vinnie. but others who were responsible men with positions.
Sivilceli, sırık gibi kız çocuğuyla harca… dünyanın en güzel kadınının… Bak sana ne söyleyeceğim, gençlik yıllarını.
You spend your teenage years as the pimply, gangly daughter i will tell you what.
Results: 81, Time: 0.0312

Top dictionary queries

Turkish - English