ACNE in Turkish translation

['ækni]
['ækni]
akne
acne
sivilceler
pimple
zit
acne
zits
slug-slime
with pustules
sivilcesi
pimple
zit
acne
zits
slug-slime
with pustules
akneyi
acne
aknesi
acne
akneye
acne
sivilceleri
pimple
zit
acne
zits
slug-slime
with pustules
sivilcelerim
pimple
zit
acne
zits
slug-slime
with pustules
bir sivilce
civilian
undercover

Examples of using Acne in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They both have acne.
İkisinin de sivilceleri var.
He should be battling acne at his age, not evil witches.
Bu yaşında sivilcelerle savaşmalı, kötü cadılarla değil.
And I was up on stage wearing make-up to cover my acne.
Ve yataktan kalkmak Sivilcelerini makyaj yaparak kapamak.
He's got acne, hirsutism, aggression.
Galiba steroit alıyor. Akneleri var. Aşırı kıllı ve saldırgan.
Will you still love me when I have acne?
Aknelerim olduğunda yine beni sevecek misin?
You're getting acne.
Sivilcelerin çıkacak.
When I was 16, I had acne and played the accordion in a marching band.
Yaşımdayken aknelerim vardı ve bandoda akordeon çalıyordum.
I-I have acne!
Sivilcem var!
And they covered your acne.
Üstelik sivilcelerini de kapatıyordu.
Did you have to put the antidote on those acne pads?
Panzehiri aknelerine sürmen gerekmiyor muydu senin?
With all the hormones and acne.
Bütün bu hormonlar ve sivilcelerle.
Hmm…(Clears throat) Slight acne on the shoulders.
Hmm… Omuzlarda hafif akneler.
No, my acne!
Hayır, aknem!
And I have suffered from embarrassing back acne for years.
Ve yıllardır sırtımdaki utandırıcı aknelerden çekiyorum.
In addition to back acne she's got front acne and side acne.
Sırtı sivilceli önü sivilceli ve yanları da sivilceli.
Well, recent clinical studies also have shown that it helps treat adolescent acne.
Son klinik çalışmaları ilacın ergenlik sivilcelerine de iyi geldiğini gösterdi.
Welcome to Angst and Acne Forever.
Öfke ve Sonsuz Sivilcelere hoşgeldiniz.
Kevin used to be a lonely, awkward fat boy with acne.
Kevin yalnız, tuhaf, sivilceli, şişman bir çocuktu.
You mean acne?
Sivilce mi diyorsun?
Acne and blackheads.
Sivilcelere, aknelere ve siyah noktalara.
Results: 150, Time: 0.0516

Top dictionary queries

English - Turkish