Examples of using Sokma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onu İtalyanlarla aynı torbaya sokma.
Lütfen beni yine o pis ağzına sokma.
Bay Trask onu Harvarda sokma sozu vermedi.
Şimdi lütfen beni tekrar şu pis ağzına sokma!
Beni görsel-işitsel dolabına sokma!
Bizi içeri sokma.
Beni bu ateşle imtihana sokma.
Çünkü beni böyle bir duruma sokma.
Ben bu Sokma Operasyonu için çok uğraştım.
Sokma Operasyonu.
Sakin olun beyefendi.- Türbülansa sokma!
Bu sadece onları şekle sokma süresini uzatacaktır, o kadar.
Sokma Mekansal Bilgi Fusion Teknolojisi.
Sanırım hayatınızı yoluna sokma vakti geldi, Bay Zetterstrøm.
Strese sokma, nefret ederim ondan!
Aletini garajıma sokma'' cümlesini içeren herşey en kötü senaryo olurdu.
Neil, kamışını pıtışa sokma zamanın geldi. Tamam mı?
Onu böyle tehlikeli durumlara sokma hakkını sana kim veriyor?
Sokma gerçekleşeli bir saat oldu.
Burnuna bir şeyler sokma, dikkatli ol.