Examples of using Solaryuma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Solaryum için teşekkürler. Anladım.
Hiç solaryum salonuna gittin mi?
Gri Bahçelerin solaryumunda yapmıştı bu resmi.
Bu lüks solaryum harikaydı.
Solaryum cihazının içinde patlayacaklarını mı düşündün?
Solaryum yok!
Anladım.- Solaryum için teşekkürler.
Diğer solaryum da yok!
Coppertone adlı güneşsiz solaryum losyonları ilk defa 1960larda tüketiciye tanıtıldı.
Solaryum, mutfak, araç gereç yeri arka kapı, ön kapı.
Tıpkı güneş veya solaryum gibi. UVB ışını.
Evet solaryumda sizi bekliyor.
Tıpkı güneş ya da solaryum gibi. UVB ışınları.
Onlara solaryumu göster.
Hayır, solaryum makinesinin buna sebep olabileceğini bilmiyordum.
Solaryum olmalı.- Ne?
Hayır, solaryum makinesinin buna sebep olabileceğini bilmiyordum.
Meyer ailesi lütfen solaryumda buluşabilir mi?
Solaryum yatağımız var.
Biz solaryuma gidip yemeğe geleceğiz.