Examples of using Sorsa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ne zaman bana'' Nasıl'' olduğumu sorsa, ona hep yalan söyledim.
Biri ne iş yaptığımı sorsa, tesisatçıyım derim.
Birisi ne istediğimi sorsa.
Ama yine de sorsa iyi olurdu.
Biliyor musun Leo, birisi bana gerçek Leo Glynni sorsa, aklıma ilk gelecek kelime,'' Dengeli'' olur.
Richard Esko'' Riki'' Sorsa( 26 Aralık 1952- 10 Mayıs 2016) Fin şarkıcıdır.
Ne zaman biri Ziggynin babasını sorsa gerçeği öğrenecekler diye ödüm kopuyor.
Sorsa, yıllık enflasyonun planlanandan yüzde 3 daha yüksek olması beklenirken, asıl sorunun fiyatların nasıl indirileceği olduğunu da sözlerine ekledi.
Ne zaman biri Ziggynin babasını sorsa sanki beni deşifre edeceklermiş gibi korkuyorum.
Bir yıl önce birisi bana en sevdiğin rengi sorsa nasıl giyindiğini göz önüne alırsak renk körü olduğunu varsayardım.
acaba bu mütevazı keşiş size birkaç soru sorsa olur mu?
Kemer sıkma politikası uygulanacak bütçenin ve sağlık sektöründe yapılacak reformlarla birlikte kamu kurumlarındaki maaşlara sınırlama getiren yasaların da kabul edilmesinin üstünden 24 saat geçmeden Sorsa Belgrada geri döndü.
Biri bana Japonyayı bombalamalı mıyız diye sorsa, şöyle derdim;'' Evet.
Böylece ne zaman biri Zach ile yattın mı diye sorsa ne diyeceksin?
Komiser Cooper önce onu vurup soruları sonra sorsa olur mu?
Ilk bana sorsa nasıl olur? Kız arkadaşın bir şeyimi giymek istediğinde?
Leslie bana ne zaman bitkilerin Latince isimlerini sorsa ben de rapçilerin adlarını söylüyorum.
Ilk bana sorsa nasıl olur? Kız arkadaşın bir şeyimi giymek istediğinde?
Böylece… ne zaman biri Zach ile yattın mı diye sorsa… ne diyeceksin?
o insan orada olup nasıl olduğumuzu sorsa bile açılmamaya karar verdik.
