Examples of using Soslu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Coffe mocha, bol kremalı ve çikolata soslu.
Tatlı-Ekşi Soslu Domuz söylemiştim, en sevdiğin.
Doğrudur. Soslu dondurma gibi görünüyorsun.
Soslu biftek. Evet.
Tamam, kızarmış tavuk, soslu bisküvi ve salata var.
Neyi?- Elizanın soslu havuçlarını!
Sen değil miydin? kim soğuk soslu yerdi diyen.
Tatlı-Ekşi Soslu Domuz.
Koşan şeyler hepsi soslu değil.
Tane soslu dondurma yerdim.
Soslu biftek istiyorum.
Owen maydanoz soslu haşlanmış jambon severdi,
Marinara soslu köfte.
Soslu, susamlı çöreğin üzerinde Alman kurdu mu?
Tikka soslu tavuk için tandır fırını.
Onlara içki ve soslu mısır ver yeter.
Soslu domuz kızartmasının tadı harika olur.
Sana soslu spagetti yaptım.
Biri peynirli ve soslu, biri sade peynirli.
Soslu tavuk ister misiniz, sizi pis şeytanlar!