Examples of using Stresli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Stresli olduğumda korkunç kramp girer.
Stresli oluyordur.
Bunu sadece stresli olduğunda yapar.
Bunun neresi stresli olabilir ki?
Stresli olmalı.
Korkunç, stresli, kaybetmiş gibi.
Ne kadar stresli olduğunuzu biliyorum ama biraz neşelenmelisiniz.
Sadece klasik stresli ebeveyn oluyorum.
Sebep yokken kendini kızgın, stresli ya da saldırgan hissettiğin oldu mu?
Kalp hızın stresli olduğun için yükselmiş.
Stresli voltalar, çıkışları kontrol etmeler kadın arkadaşından gelen garip telefonlar.
Hayat stresli olabiliyor.
Stresli ne demek bilir misin? 39 buçuk gün boyunca seks yapamamak.
Stresli olduğundan bahsediyor madam.
Ancak Dinsdale çok stresli olduğunda Norman 700 metre uzunluğa kadar çıkabiliyordu.
Stresli olduğunuzda kortizol kapaklarınızı açıyor.
Çok stresli olduğunu biliyorum ve.
Ne kadar stresli olduğumu biliyor musun?
Stresli bir şekilde bir yatta cruise yapmak gibi değil ki.
Stresli olduğum zaman öyle oluyorum.