Examples of using Sucu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sucu, berbatsın!!! Aferin, bok kafa!
Aferin, bok kafa. Sucu, berbatsın!!!
Pardon Sucu bak bakalım buna.
Sucu hile yaptı. hileci- Bilmiyorum.
Sucu anahtarı taşıyabilir.
Sucu adam tarafından marizleniyordun.
O sucu çocuk.
O sucu çocuk. Kimin umrunda?
Hey, sucu!
bakalım sucu seni durdurabilecek mi.
Kimin umrunda ki o sucu çocuk.
Bize ne o sucu çocuktan?
Kimin umurunda? O sucu çocuk.
Belki de sana Sucu demeliyim!
Eğer izin verirsen, sanırım Sucu Donu arayacağım
Sergen Sucu, Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesinde düzenlediği basın toplantısıyla vicdani reddini açıkladı.
Hatırlatayım, üçüncü olan Griffith Park Quidditch takımının arayıcı, vurucu, yakalayıcı ve sucu çocuğuyla konuşuyorsun.
Çünkü koçuna ukala demeye cüret eden sümüklü bir serseri oynamayı bırak, sucu bile olamaz.
Nereden bildin? Çünkü koçuna ukala demeye cüret eden sümüklü bir serseri… oynamayı bırak, sucu bile olamaz.
Sucu sadece takimi galibiyete tasimadi, Ayrica yeni bir akimda baslatti.